|
| ||
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN
YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ
(SERİ NO: 4)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 73 üncü maddesinin on yedinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, bu maddede öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar, yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ekonomi Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hâli kabul edilenlerin, bu Kanun kapsamında alacakları yapılandırılan alacaklı idarelere mücbir sebep hâllerinin devam ettiği süre içinde ödemeleri gereken taksitlerin ödeme süreleri ile 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre doğal afet nedeniyle mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerdeki dairelere (alacaklı idarelere) doğal afetin vukuu tarihinden itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm ile Bakanlar Kuruluna, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesine göre doğal afet nedeniyle Bakanlığımız tarafından mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki dairelere (münhasıran bu yerlerdeki dairelere) borçlu olan mükelleflerin 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarının taksit ödeme sürelerini mücbir sebep halinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar uzatma hususunda yetki verilmiştir.
(2) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 168 inci maddesinde 6111 sayılı Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımları kapsamında yapılandırılan borçların taksit ödeme sürelerini, mücbir sebep halinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar uzatma hususunda Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.
(3) 6111 ve 6552 sayılı Kanunlarda, Bakanlar Kuruluna verilen bu yetki Artvin İline bağlı Murgul İlçesinde11/11/2015-13/11/2015 tarihleri arasında meydana gelen doğal afet nedeniyle Bakanlığımız tarafından mücbir sebep hali ilan edilen yer esas alınarak 26/2/2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 11/1/2016 tarihli ve 2016/8423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (Bu Tebliğde BKK olarak anılacaktır.) ile kullanılmıştır.
(4) Bu Tebliğde, BKK ile yapılan düzenleme kapsamında, Artvin İline bağlı Murgul İlçesinde bulunan Malmüdürlüğünce 6111 sayılı Kanuna ve 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesine göre yapılandırılan borçların mücbir sebep halinin başladığı ve sona erdiği döneme rastlayan taksitlerin ödeme sürelerine yönelik açıklamalara yer verilmektedir.
Taksitlerin ödeme sürelerini uzatan hal
MADDE 2 – (1) 6111 sayılı Kanunun 168 inci maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on yedinci fıkrasına göre, 6111 sayılı Kanun ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanan borçluların, taksit ödeme sürelerinin Bakanlar Kurulunca uzatılabilmesi için bu borçluların 213 sayılı Kanunun verdiği yetkiye istinaden Bakanlığımız tarafından doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerdeki daireye borçlu bulunması gerekmektedir.
Mücbir sebep hali ilan edilen yer ve süreler
MADDE 3 – (1) 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi ile 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihinden sonra Artvin İline bağlı Murgul İlçesinde 11/11/2015-13/11/2015 tarihleri arasında meydana gelen doğal afet nedeniyle Bakanlığımız tarafından, 213 sayılı Kanunun 13 üncü ve 15 inci maddelerine istinaden, bu İlçenin genelinde 11/11/2015-29/2/2016 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mücbir sebep hali ilan edilmiştir.
(2) Doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerdeki daireye 6111 sayılı Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımları ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında taksitlendirilmiş borcu bulunanların, bu daireye olan taksitlerinin ödeme süreleri BKK ile yeniden belirlenmiştir. Dolayısıyla, BKK ile yapılan bu düzenleme, doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerin dışında bulunan dairelere 6111 sayılı Kanun ve 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında ödenmesi gereken taksitleri kapsamamaktadır.
6111 sayılı Kanun ve 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında birden fazla daireye taksitlendirilmiş borcu bulunanların, doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerdeki daireye olan taksitlerinin ödeme süreleriBKK’ya göre uzatıldığı halde, bu yerin dışındaki dairelere olan taksitlerinin ödeme sürelerinin uzatılması yasal olarak mümkün değildir.
Örnek 1 - Artvin İli Murgul Malmüdürlüğüne ve Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Beypazarı Vergi Dairesine olan borçları 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılmış olan borçlunun, Murgul Malmüdürlüğüne olan borçlarının taksit ödeme süreleri BKK gereğince uzatılmış olmasına rağmen, doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerdeki daire olmayan Beypazarı Vergi Dairesine olan borçlarının taksit ödeme süreleri uzatılmamıştır.
Taksit ödeme sürelerinin yeniden belirlenmesi
MADDE 4 – (1) BKK’nın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerdeki daireye borçlu olanların, mücbir sebep halinin başladığı tarih ile mücbir sebep halinin sona erdiği tarih arasına rastlayan taksitlerinin (ödeme süresinin son günü mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe rastlayan taksitler dâhil) ödeme süreleri;
a) Birincisi, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayda,
b) Sonrakiler ise birinci taksitin ödenmesi gereken ayı takip eden ikişer aylık dönemler halinde birbirini izleyecek şekilde,
ödenmek üzere uzatılmıştır.
Bu itibarla, Artvin İline bağlı Murgul İlçesinde meydana gelen doğal afet nedeniyle Bakanlığımız tarafından, bu İlçenin genelinde 11/11/2015-29/2/2016 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mücbir sebep hali ilan edildiğinden, taksit ödeme sürelerinin mücbir sebep halinin sona erdiği 29/2/2016 tarihi esas alınarak yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
Örnek 2 - Artvin İli Murgul Malmüdürlüğü mükellefi (A), bu Malmüdürlüğüne olan borçlarını 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırarak 9 eşit taksitte ödeme seçeneğini tercih etmiş olup, mücbir sebep halinin başlangıç tarihi olan 11/11/2015 tarihi itibarıyla mükellef madde hükümlerini ihlal etmemiştir.
Buna göre, mükellef (A)’nın mücbir sebep halinin başlangıç ve bitiş (11/11/2015-29/2/2016) tarihleri arasına rastlayan taksitlerinin yeni ödeme süreleri aşağıdaki tabloda gösterildiği şekildedir.
Bu itibarla, mükellef (A)’nın Aralık 2015 ve Şubat 2016 aylarında ödemesi gereken 7 ve 8 inci taksitlerin ödeme süreleri, mücbir sebep halinin sona erdiği Şubat 2016 ayını takip edecek şekilde yeniden belirlenmiştir.
BKK ile ödeme süresi uzatılan taksitlerin 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrası karşısındaki durumu
MADDE 5 – (1) 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
(2) 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinde, “Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az (2014 takvim yılı için bir) taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla (2014 takvim yılı için birden fazla) taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm alacaklı tahsil daireleri açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
(3) Birinci ve ikinci fıkrada yer alan hükümlere göre, 6111 sayılı Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımları ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin bir takvim yılında en fazla iki defa (6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında 2014 takvim yılı içinde ödenmesi gereken taksitler için en fazla bir defa) ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu taksitler için de Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(4) 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükmü, BKK ile uzatılan taksitler için de uygulanır. BKK ile ödeme süresi uzatılan taksitlerden sonuncusunun ödeme süresinin son gününün, 6111 sayılı Kanun ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak için yapılan başvuru ile tercih edilen taksit seçeneğine göre ödenmesi gereken son taksitin ödeme süresinden sonraki bir tarihe rastlaması halinde, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi uygulamasında BKK ile ödeme süresi uzatılan en son taksit esas alınır.
(5) Mücbir sebep hali nedeniyle ödeme süresi uzamamış olan taksitlerin 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendine göre geç ödeme zammıyla birlikte ödenebileceği sürenin tayininde de BKK ile ödeme süresi uzatılan en son taksit esas alınır.
(6) Ödeme süreleri mücbir sebep halinin başladığı tarihten öncesine rastlayan, dolayısıyla ödeme süresi değişmemiş olan taksitlerin, geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi durumunda tahsili gereken geç ödeme zammının hesabında mücbir sebep halinin devam ettiği sürenin bir etkisi bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, bu taksitler için mücbir sebep halinin devam ettiği sürelere de geç ödeme zammı hesaplanır.
(7) BKK ile mücbir sebep halinin başlangıç ve bitiş tarihleri arasına rastlayan 6111 sayılı Kanun ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamındaki taksitlerin ödeme süreleri uzadığından, borçluların ödeme süresi uzayan taksitlerini süresinde ödememeleri halinde, taksitlerin BKK ile belirlenen ödeme süreleri esas alınarak 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi hükmü gereğince geç ödeme zammı hesaplanır.
(8) BKK ile ödeme süresi uzatılan taksitlerden, BKK’nın yürürlüğünden önce, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi hükmüne göre ödenen taksitler için tahsil edilmiş olan geç ödeme zammı, borçlunun öncelikle diğer taksitlerine mahsup edilmek üzere red ve iade edilir.
(9) BKK ile yapılan ödeme süresi uzatımından borçluların yararlanabilmeleri için mücbir sebep halinin başlangıç tarihi olan 11/11/2015 tarihinden önce 6111 sayılı Kanun ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükümlerinin ihlal edilmemiş olması gerekir.
Örnek 3 - Örnek 2’deki mükellefin taksit ödeme alternatiflerine göre yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında BKK karşısındaki durumu aşağıdaki gibidir.
a) Mükellef (A)’nın mücbir sebep halinin başladığı 11/11/2015 tarihi itibarıyla Murgul Malmüdürlüğüne olan yapılandırılmış borçlarından 2015 takvim yılına ilişkin 4, 5 ve 6 ncı taksitlerini (Haziran, Ağustos, Ekim) ödememiş olması halinde, bu taksitler için BKK ile herhangi bir süre uzatımı söz konusu olmadığından, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi hükmüne göre mezkur maddeden yararlanma hakkı kaybedilmiş olur.
b) Mükellef (A), 2, 3 ve 4 üncü taksitlerini süresinde ödediği halde, 5 ve 6 ncı taksitleri ödememiştir. Böyle bir durumda, 2, 3 ve 4 üncü taksitler süresinde ödendiğinden ve 7 nci taksitin de ödeme süresi BKK ile uzatıldığından, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi kapsamında mükellefin 2015 takvim yılında süresinde ödenmeyen iki taksiti olacaktır. Dolayısıyla, mükellefin BKK’nın yayımlandığı tarih itibarıyla 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanma hakkı devam eder.
c) Mükellef (A), Ocak 2015 ayında ödemesi gereken 1 inci taksiti süresinde ödememiştir. Mükellef (A)’nınbaşvuru sırasında tercih ettiği taksit seçeneğine göre, son taksitin (9 uncu taksit) ödeme süresi Nisan 2016 ayı olmasına rağmen BKK ile 8 inci taksitin ödeme süresi Mayıs 2016 ayı olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, mükellef (A), süresinde ödenmeyen 1 inci taksitini Haziran 2016 ayı sonuna kadar geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi halinde, bu taksit için de 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükümlerinden yararlanabilir.
ç) Mükellef (A), 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılmış borcunun 1, 2, 3, 4 ve 5 inci taksitlerini süresinde ödediği halde, 6 ve 7 nci taksitlerini süresinden sonra 8/1/2016 tarihinde geç ödeme zammı ile birlikte ödemiştir. BKK ile 7 nci taksitin ödeme süresinin uzatılması nedeniyle, bu taksite ilişkin ödenmiş olan geç ödeme zammının mükellefin diğer taksitlerine mahsubu gerekir. Ancak, 6 ncı taksitin ödeme süresi BKK ile uzamadığından bu taksite ilişkin tahsil edilen geç ödeme zammının red ve iadesi söz konusu olmaz.
d) Mükellef (A)’nın 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında ödemesi gereken 7 ve 8 inci taksitlerinin ödeme süreleri BKK ile yeniden belirlendiğinden, 2016 takvim yılında bu mükellef tarafından toplam üç (7, 8, 9 uncu taksitler) taksit ödemesi yapılır. Böyle bir durumda, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince bir takvim yılında iki taksit ödememe halinin tespitinde her bir taksit ayrı ayrı değerlendirilir.
Diğer hususlar
MADDE 6 – (1) BKK ile 6111 sayılı Kanun veya 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılan ve mücbir sebep hallerinin devam ettiği süre içinde ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri yeniden belirlenmiş olup, anılan Kanunlarda yer alan başvuru sürelerinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bu nedenle, 6111 sayılı Kanun ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere süresinde başvuru yapmayan borçluların BKK ile yapılmış düzenlemelerden yararlanması söz konusu değildir.
(2) 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasına istinaden başvuru sırasında tercih edilen taksit sayısı esas alınarak katsayı hesaplanmaktadır. BKK ile taksitlerin ödeme sürelerinin yeniden belirlenmesi katsayı hesabını etkilememektedir. Dolayısıyla, taksitlerin ödeme sürelerinin uzatılması başvuru sırasında tercih edilmiş taksit sayısını değiştirmediğinden, tercih edilen taksit sayısına göre hesaplanmış katsayılarda da herhangi bir değişiklik yapılmaz.
(3) 6111 sayılı Kanunun 168 inci maddesi ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on yedinci fıkrası kapsamında doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerdeki daireye borçlu olanların, anılan Kanunlar kapsamında ödenmesi gereken taksitlerinin ödeme sürelerinin uzatılması mümkün olup, bunun dışında 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan diğer mücbir sebep halleri nedeniyle 6111 sayılı Kanun ile 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamındaki taksitlerin ödeme sürelerinin uzatılması Kanunen mümkün değildir.
Yürürlük
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
| ||
Sayfalar
- kanunlar
- güncel
- Şirketler
- anonim şti
- limidet şti
- BA/BS
- hisse devri
- tasfiye
- iflas/haciz
- çek
- kurumlar
- gelir vergisi-gerçek
- adi ortaklık
- Sirküler
- fatura
- vergi
- kdv
- ötv
- vuk
- ttk
- m.t.v
- inşaat
- serbest bölge
- özelge
- mesleki
- sgk
- SGK genelgeler
- bağkur
- emeklilik
- memur
- yabancı işçi
- işçi
- İŞKUR
- yurtdışı boçlanma
- gayrimenkul
- tebliğ
- Dernek/Vakıf
- kaçakçılık
- kat mülkiyeti
- Ticaret Odası
- Tacir
- GİB
- Teşvik-destek
- koskep
- AATUHK /6183
- Gümrük bakanlığı/ Dış Ticaret
- Bankalar
- Kefil-kefalet
- İhale
- kooparatif
- Ticari defter
- gider vergileri
- çalışma ve sosyal güvenlik
- ekonomi
- sanayi sicil
- Vergi Davaları Dilekçeler
- muhtasar
- uzlaştırma
- Arabuluculuk
8 Nisan 2016 Cuma
BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ
65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesizlere aylık bağlanması ve trafik sigortalarını kapsayan kanun tasarısı
tasarı maddelerinin ilk 5 maddesi MECLİSTEN geçti..MİLLETİME şimdiden hayırlara vesile olsun
MADDE 2- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 1- Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (2.332) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.
Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.
65 yaşın tespitinde, doğum tarihlerinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz.”
MADDE 3- 2022 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlara; başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar engelli olduklarını ilgili mevzuatına göre alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlamaları ve birinci fıkranın (a) bendi ile üçüncü fıkradaki koşulları taşımaları halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır.”
“Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlara; başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar engelli olduklarını ilgili mevzuatına göre alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlamaları ve birinci fıkranın (a) bendi ile üçüncü fıkradaki koşulları taşımaları halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır.”
MADDE 4- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 90- Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.”
MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski
kapsamında olmayan tazminat talepleri,
i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.”
MADDE 6- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime
başvurabilir.”
MADDE 7- 2918 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu” ibaresi “zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesine “Bina” tanımından sonra gelmek üzere aşağıdaki tanım eklenmiştir.
“Su yolu; imar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçididir.”
MADDE 9- 3194 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına “yol,” ibaresinden sonra gelmek üzere “su yolu,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 10- 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına “yol,” ibaresinden sonra gelmek üzere “su yolu,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 11- 3194 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 15- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli alan, 5393 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ve 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca yenileme alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan yapılardan yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi koşuluyla, geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılır. Bu yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez.
Birinci fıkra uyarınca yapılan geçici abonelik süresi beş yılı geçemez. Ancak dönüşüm ve yenileme uygulamalarının uzaması halinde, beş yılı geçmemek üzere uygulama süresince geçici abonelik uygulaması devam eder.
Bu madde hükümleri 1/11/2015 tarihinden önce yapılmış yapılara ilişkin olarak uygulanır.”
MADDE 12- 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 5- İşe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında bulunanlardan Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasında olması kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında özel sektör işverenlerince istihdam edilen sigortalı için; 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı işe başladığı tarihten itibaren bir yıl süreyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından karşılanır. Bakanlar Kurulu bu süreyi bir yıl uzatmaya yetkilidir.
İşveren hisselerine ait primlerin karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olması, 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanmayan tutarı yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu madde hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.
Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz.
Bu madde hükümleri, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile bu işyerlerinin yaptırdığı her türlü alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
İşverenler bu maddeyle sağlanan prim desteğinden aynı sigortalı için birinci fıkradaki süreleri geçmemek üzere yararlanır. Destekten yersiz olarak faydalanıldığının tespiti halinde, yararlanılan teşvik tutarı 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden tahsil edilir.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımlardan işe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında bulunanlardan çalışabilir durumda olanlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından bütünleşik sosyal yardım sistemi üzerinden Türkiye İş Kurumu sistemine kaydedilir. Bu kişiler Türkiye İş Kurumu tarafından mesleki eğitime veya diğer aktif işgücü programlarına tabi tutulur. Mesleki eğitimi veya aktif işgücü programlarını ya da Türkiye İş Kurumu tarafından teklif edilen işi üçüncü kez kabul etmeyenlerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımları, durumun bütünleşik sosyal yardım sistemi üzerinden Türkiye İş Kurumu veri tabanından tespit edilmesini takip eden ay başından itibaren bir yıl süreyle kesilir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanan prim tutarları, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamına giren sosyal yardımlar ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca belirlenir.”
MADDE 13- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun geçici 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “2015 yılı sonuna kadar kura usulü ile yapılır.” ibaresi “2018 yılı sonuna kadar her yıl nisan ve ekim aylarında olmak üzere yılda iki defa kura usulü ile yapılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 14- 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1- 8/9/2012 tarihli ve 28405 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 13/8/2012 tarihli ve 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen; İstanbul İli Avrupa Yakası Proje Alanları içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlak gibi orta mallarının vasıfları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca bu Kanun hükümlerine bağlı kalmaksızın resen kaldırılır ve bu taşınmazlar Hazine adına tescil edilir.”
MADDE 15- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“ı) Gerektiğinde, nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon halinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdî tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara aynî ve nakdî yardımda bulunmak.”
MADDE 16- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 19- İlgili mevzuatı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından üzerinde konaklama amaçlı turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden; irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1/1/2016 tarihi ile 31/12/2016 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesisleri tarafından Hazine taşınmazlarının izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri bir yıl ertelenir. Ertelenen alacaklar, bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren üç yılda ve üç eşit taksitle herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilir. Süresinde ödenmeyen taksitler ilgili mevzuatı gereği zam veya faiz uygulanarak tahsil edilir.
Birinci fıkra uyarınca ertelenen bedel ve paylardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilenler, ilgililerince talep edilmesi halinde iade veya erteleme süresinin sona erdiği tarihten sonra tahsil edilmesi gereken bedellere mahsup edilir.
Birinci fıkra kapsamında olan borçluların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden dördüncü ayın sonuna kadar ilgili tahsil dairelerine başvurmaları şartıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ecrimisil borçları ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih hariç) hesaplanacak gecikme zamları; ilk taksit 2017 yılı Eylül ayında, müteakip taksitler de izleyen yılların aynı ayında ödenmek üzere ve taksit süresince herhangi bir zam ve faiz uygulanmaksızın üç eşit taksitte ödenir. Şu kadar ki, süresinde ödenmeyen taksitler, taksit ödeme süresinden sonraki süreye gecikme zammı uygulanmak suretiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar red ve iade edilmez.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 17- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir.”
MADDE 18- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan “Sorumluluk sigortası” tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı Kanunun 17 nci, 18 inci, 19 uncu, 20 nci, 21 inci, 22 nci, 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeleri ile 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (i) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.
“Sorumluluk sigortası: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen zorunlu mali sorumluluk sigortasını,”
MADDE 19- Ekli (1) ve (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait bölümlerine eklenmiştir.
MADDE 20- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 69- Bu maddenin yayımı tarihinden önce 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan genel sağlık sigortası primlerinin tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez.”
MADDE 21- 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanuna 19 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“İşlemlerin ertelenmesi
MADDE 19/A- (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi işgünü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.
(2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 22- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(7) Bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler, değerleme çalışmalarında yapının riskli olmadığı gözetilmek kaydıyla bu Kanun hükümlerine tabi olur.”
MADDE 23- 6306 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(1) Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi hâlinde TOKİ veya İdare, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini iki yıl süre ile geçici olarak durdurabilir. Uygulamanın gerektirmesi halinde imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması bir yıl daha uzatılabilir.”
MADDE 24- 6306 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasının dördüncü cümlesine “yürütülmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bu Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler” ibaresi eklenmiştir.
“(1) Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Taşınmazların niteliği resen mevcut duruma göre tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda, tevhit, ifraz, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmez ve bu işlemlerde muvafakat aranmaz. Bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit, ifraz, terk, ihdas ve tescil işlemleri muvafakat aranmaksızın Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etap veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde, yapılar yıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar, Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edilir ve yapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır veya Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ’ye veya İdareye devredilir. Bu durumda, paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılır. Açık artırma ile satışı yapılacak payların üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar, satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Satış işlemi sonrasında tapu kaydındaki haklar ve şerhler Bakanlığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir.”
MADDE 25- 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin onuncu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki” ibaresi, “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde,” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 26- 6306 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1- (1) a) Kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde; planlama ya da altyapı hizmetleri yetersiz olan veya imar mevzuatına aykırı yapılaşma bulunan yahut yapı ya da altyapısı hasarlı olan alanlar,
b) Üzerindeki toplam yapı sayısının en az % 65 i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca riskli alan olarak kararlaştırılabilir. Riskli alan sınırı uygulama bütünlüğü gözetilerek belirlenir.
(2) Birinci fıkranın (a) bendi uyarınca belirlenen riskli alanlarda bu Kanun hükümleri aşağıda belirtilen istisna hükümleri ile birlikte uygulanır.
a) Riskli alan kararına karşı Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilir. Uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamaz. Riskli alan kararına ve bu kararın uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen diğer idari işlemlere karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması, riskli alanlardaki taşınmazlarla ilgili olarak adli yargıda açılan davalarda ise ihtiyati tedbir talep edilemez.
b)Kamu kaynağı kullanılarak gerçekleştirilen her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen hâllere dayanan işlerden sayılır.”
MADDE 27- 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 28 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(7) Kuruluşlar, yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla;
a) Yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına,
b) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon hâlinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle
Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdî tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara, aynî ve nakdî yardımda bulunabilir.”
MADDE 28- 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 78 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(1) Kurul, merkezî takas kuruluşlarının, alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı da alıcı rolünü üstlenerek takasın tamamlanmasını taahhüt ettikleri merkezî karşı taraf uygulamasını, piyasalar veya sermaye piyasası araçları itibarıyla zorunlu tutabilir. Borsalar veya teşkilatlanmış diğer pazar yerleri de nezdinde işlem gören sermaye piyasası araçlarıyla ilgili merkezî karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler. Merkezî takas kuruluşları organize para piyasalarında merkezî karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler.
(2) Takas kuruluşlarının merkezî karşı taraf görevini üstlendiği takas işlemlerinde mali sorumluluğu, tesis edilecek limitler dâhilinde ve üyelerden alınacak teminatlar ile diğer garantiler çerçevesinde belirlenir. Merkezî karşı taraf hizmeti çerçevesinde takas kuruluşları tarafından alınan teminatların mülkiyeti takas kuruluşuna geçer. Mülkiyeti takas kuruluşuna geçen teminatlara aksi kanunda öngörülmedikçe 47 nci maddenin ikinci ve beşinci fıkraları ile dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanır. Takas kuruluşları, üyelerinin müşterilerine olan yükümlülüklerinden sorumlu değildir. Takas kuruluşları, merkezî karşı taraf hizmeti verdikleri piyasalarda temerrüt yönetimi kapsamında, üyelerin teminatları, garanti fonu ve kendi sermayelerinin yanı sıra, sigorta sözleşmeleri, karlardan kesinti yapılması, müşterilerin pozisyonlarının ve teminatlarının gerektiğinde resen veya temerrüt eden üyenin müşterilerinin talebiyle temerrüt eden üyelerin rızası da şart olmaksızın diğer üyelere taşınması, pozisyonların resen kapatılması, aynı tarafla olan borç, alacak, pozisyon, teminat, hak ve yükümlülüklerin netleştirilmesi ve Kurulca uygun görülecek diğer yöntemleri de kullanabilirler.
(3) Merkezî takas kuruluşları, temerrüt yönetiminde kullanmak üzere sermaye ve sermaye benzeri kaynak temin edebilir, teminat ve garanti fonu varlıklarını temerrüt yönetimi çerçevesinde likidite temin etmek için borçlanma amacıyla teminat gösterebilir. Merkezî takas kuruluşları nakdi teminatları nemalandırma veya menkul kıymetlerin saklanması amacıyla bankalar ve saklama kuruluşlarında kendi adlarına açılacak hesaplarda bulundurabilirler. Merkezî takas kuruluşları tarafından temerrüt yönetimine tahsis edilen sermaye ve sermaye benzeri kaynaklar hakkında da 73 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. 73 üncü maddenin ikinci fıkrası ile 79 uncu maddenin birinci fıkrası, takas mutabakatının nihai olarak sonuçlanmasına kadar geçecek süre ile sınırlı olmak üzere, merkezî takas kuruluşu veya merkezî saklama kuruluşu nezdindeki takas ve mutabakat hesaplarına yatırılan veya transfer edilen anapara değişimli para ve/veya kıymet takası işlemlerine konu varlıklar hakkında da uygulanır.”
“(9) Bu madde kapsamında yürütülecek temerrüt yönetimine ilişkin usul ve esaslar ile takas kuruluşlarının merkezî karşı taraf hizmeti nedeniyle üyelerinden alacağı teminatlar ve bünyelerinde yer alacak garanti fonlarına ilişkin usul ve esaslar takas kuruluşunun önerisi üzerine Kurul tarafından belirlenir.
(10) Merkezî takas kuruluşları tarafından merkezî karşı taraf hizmeti sundukları her bir piyasa için tahsis edilen sermaye veya sermaye benzeri kaynaklar, alınan teminatlar ve oluşturulan garanti fonları amaçları dışında kullanılamaz. Sermaye piyasalarına ilişkin olarak sunulan merkezî karşı taraf hizmeti kapsamında alınan teminatlar ve garanti fonu varlıkları, para piyasalarına ilişkin olarak aynı kapsamda alınan teminatlar ve garanti fonu varlıklarından ayrı olarak izlenir.”
MADDE 29- 6362 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar
GEÇİCİ MADDE 10- (1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması halinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanunun 12 nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.”
MADDE 30- 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(7) Bu suç bakımından 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun;
a) 133 üncü maddesinde yer alan şirket yönetimi için kayyım tayini,
b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.”
MADDE 31- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(b) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.”
“MADDE 90- Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.”
MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski
kapsamında olmayan tazminat talepleri,
i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.”
MADDE 6- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime
başvurabilir.”
MADDE 7- 2918 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu” ibaresi “zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesine “Bina” tanımından sonra gelmek üzere aşağıdaki tanım eklenmiştir.
“Su yolu; imar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçididir.”
MADDE 9- 3194 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına “yol,” ibaresinden sonra gelmek üzere “su yolu,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 10- 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına “yol,” ibaresinden sonra gelmek üzere “su yolu,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 11- 3194 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 15- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli alan, 5393 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ve 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca yenileme alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan yapılardan yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi koşuluyla, geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılır. Bu yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez.
Birinci fıkra uyarınca yapılan geçici abonelik süresi beş yılı geçemez. Ancak dönüşüm ve yenileme uygulamalarının uzaması halinde, beş yılı geçmemek üzere uygulama süresince geçici abonelik uygulaması devam eder.
Bu madde hükümleri 1/11/2015 tarihinden önce yapılmış yapılara ilişkin olarak uygulanır.”
MADDE 12- 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 5- İşe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında bulunanlardan Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasında olması kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında özel sektör işverenlerince istihdam edilen sigortalı için; 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın tamamı işe başladığı tarihten itibaren bir yıl süreyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından karşılanır. Bakanlar Kurulu bu süreyi bir yıl uzatmaya yetkilidir.
İşveren hisselerine ait primlerin karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; işe alındıkları yıldan bir önceki takvim yılında işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olması, 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanmayan tutarı yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu madde hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.
Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz.
Bu madde hükümleri, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile bu işyerlerinin yaptırdığı her türlü alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
İşverenler bu maddeyle sağlanan prim desteğinden aynı sigortalı için birinci fıkradaki süreleri geçmemek üzere yararlanır. Destekten yersiz olarak faydalanıldığının tespiti halinde, yararlanılan teşvik tutarı 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden tahsil edilir.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımlardan işe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında bulunanlardan çalışabilir durumda olanlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından bütünleşik sosyal yardım sistemi üzerinden Türkiye İş Kurumu sistemine kaydedilir. Bu kişiler Türkiye İş Kurumu tarafından mesleki eğitime veya diğer aktif işgücü programlarına tabi tutulur. Mesleki eğitimi veya aktif işgücü programlarını ya da Türkiye İş Kurumu tarafından teklif edilen işi üçüncü kez kabul etmeyenlerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu tarafından belirlenen nakdi düzenli sosyal yardımları, durumun bütünleşik sosyal yardım sistemi üzerinden Türkiye İş Kurumu veri tabanından tespit edilmesini takip eden ay başından itibaren bir yıl süreyle kesilir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanan prim tutarları, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamına giren sosyal yardımlar ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca belirlenir.”
MADDE 13- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun geçici 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “2015 yılı sonuna kadar kura usulü ile yapılır.” ibaresi “2018 yılı sonuna kadar her yıl nisan ve ekim aylarında olmak üzere yılda iki defa kura usulü ile yapılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 14- 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1- 8/9/2012 tarihli ve 28405 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 13/8/2012 tarihli ve 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen; İstanbul İli Avrupa Yakası Proje Alanları içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlak gibi orta mallarının vasıfları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca bu Kanun hükümlerine bağlı kalmaksızın resen kaldırılır ve bu taşınmazlar Hazine adına tescil edilir.”
MADDE 15- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“ı) Gerektiğinde, nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon halinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdî tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara aynî ve nakdî yardımda bulunmak.”
MADDE 16- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 19- İlgili mevzuatı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından üzerinde konaklama amaçlı turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden; irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1/1/2016 tarihi ile 31/12/2016 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesisleri tarafından Hazine taşınmazlarının izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri bir yıl ertelenir. Ertelenen alacaklar, bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren üç yılda ve üç eşit taksitle herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilir. Süresinde ödenmeyen taksitler ilgili mevzuatı gereği zam veya faiz uygulanarak tahsil edilir.
Birinci fıkra uyarınca ertelenen bedel ve paylardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilenler, ilgililerince talep edilmesi halinde iade veya erteleme süresinin sona erdiği tarihten sonra tahsil edilmesi gereken bedellere mahsup edilir.
Birinci fıkra kapsamında olan borçluların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden dördüncü ayın sonuna kadar ilgili tahsil dairelerine başvurmaları şartıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ecrimisil borçları ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih hariç) hesaplanacak gecikme zamları; ilk taksit 2017 yılı Eylül ayında, müteakip taksitler de izleyen yılların aynı ayında ödenmek üzere ve taksit süresince herhangi bir zam ve faiz uygulanmaksızın üç eşit taksitte ödenir. Şu kadar ki, süresinde ödenmeyen taksitler, taksit ödeme süresinden sonraki süreye gecikme zammı uygulanmak suretiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar red ve iade edilmez.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 17- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir.”
MADDE 18- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan “Sorumluluk sigortası” tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı Kanunun 17 nci, 18 inci, 19 uncu, 20 nci, 21 inci, 22 nci, 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeleri ile 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (i) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.
“Sorumluluk sigortası: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen zorunlu mali sorumluluk sigortasını,”
MADDE 19- Ekli (1) ve (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait bölümlerine eklenmiştir.
MADDE 20- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 69- Bu maddenin yayımı tarihinden önce 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan genel sağlık sigortası primlerinin tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez.”
MADDE 21- 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanuna 19 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“İşlemlerin ertelenmesi
MADDE 19/A- (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi işgünü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.
(2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 22- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(7) Bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler, değerleme çalışmalarında yapının riskli olmadığı gözetilmek kaydıyla bu Kanun hükümlerine tabi olur.”
MADDE 23- 6306 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(1) Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi hâlinde TOKİ veya İdare, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini iki yıl süre ile geçici olarak durdurabilir. Uygulamanın gerektirmesi halinde imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması bir yıl daha uzatılabilir.”
MADDE 24- 6306 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasının dördüncü cümlesine “yürütülmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bu Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler” ibaresi eklenmiştir.
“(1) Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Taşınmazların niteliği resen mevcut duruma göre tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda, tevhit, ifraz, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmez ve bu işlemlerde muvafakat aranmaz. Bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit, ifraz, terk, ihdas ve tescil işlemleri muvafakat aranmaksızın Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etap veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde, yapılar yıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar, Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edilir ve yapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır veya Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ’ye veya İdareye devredilir. Bu durumda, paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılır. Açık artırma ile satışı yapılacak payların üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar, satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Satış işlemi sonrasında tapu kaydındaki haklar ve şerhler Bakanlığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir.”
MADDE 25- 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin onuncu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki” ibaresi, “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde,” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 26- 6306 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1- (1) a) Kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde; planlama ya da altyapı hizmetleri yetersiz olan veya imar mevzuatına aykırı yapılaşma bulunan yahut yapı ya da altyapısı hasarlı olan alanlar,
b) Üzerindeki toplam yapı sayısının en az % 65 i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca riskli alan olarak kararlaştırılabilir. Riskli alan sınırı uygulama bütünlüğü gözetilerek belirlenir.
(2) Birinci fıkranın (a) bendi uyarınca belirlenen riskli alanlarda bu Kanun hükümleri aşağıda belirtilen istisna hükümleri ile birlikte uygulanır.
a) Riskli alan kararına karşı Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilir. Uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamaz. Riskli alan kararına ve bu kararın uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen diğer idari işlemlere karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması, riskli alanlardaki taşınmazlarla ilgili olarak adli yargıda açılan davalarda ise ihtiyati tedbir talep edilemez.
b)Kamu kaynağı kullanılarak gerçekleştirilen her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen hâllere dayanan işlerden sayılır.”
MADDE 27- 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 28 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(7) Kuruluşlar, yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla;
a) Yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına,
b) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon hâlinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle
Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdî tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara, aynî ve nakdî yardımda bulunabilir.”
MADDE 28- 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 78 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(1) Kurul, merkezî takas kuruluşlarının, alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı da alıcı rolünü üstlenerek takasın tamamlanmasını taahhüt ettikleri merkezî karşı taraf uygulamasını, piyasalar veya sermaye piyasası araçları itibarıyla zorunlu tutabilir. Borsalar veya teşkilatlanmış diğer pazar yerleri de nezdinde işlem gören sermaye piyasası araçlarıyla ilgili merkezî karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler. Merkezî takas kuruluşları organize para piyasalarında merkezî karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler.
(2) Takas kuruluşlarının merkezî karşı taraf görevini üstlendiği takas işlemlerinde mali sorumluluğu, tesis edilecek limitler dâhilinde ve üyelerden alınacak teminatlar ile diğer garantiler çerçevesinde belirlenir. Merkezî karşı taraf hizmeti çerçevesinde takas kuruluşları tarafından alınan teminatların mülkiyeti takas kuruluşuna geçer. Mülkiyeti takas kuruluşuna geçen teminatlara aksi kanunda öngörülmedikçe 47 nci maddenin ikinci ve beşinci fıkraları ile dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanır. Takas kuruluşları, üyelerinin müşterilerine olan yükümlülüklerinden sorumlu değildir. Takas kuruluşları, merkezî karşı taraf hizmeti verdikleri piyasalarda temerrüt yönetimi kapsamında, üyelerin teminatları, garanti fonu ve kendi sermayelerinin yanı sıra, sigorta sözleşmeleri, karlardan kesinti yapılması, müşterilerin pozisyonlarının ve teminatlarının gerektiğinde resen veya temerrüt eden üyenin müşterilerinin talebiyle temerrüt eden üyelerin rızası da şart olmaksızın diğer üyelere taşınması, pozisyonların resen kapatılması, aynı tarafla olan borç, alacak, pozisyon, teminat, hak ve yükümlülüklerin netleştirilmesi ve Kurulca uygun görülecek diğer yöntemleri de kullanabilirler.
(3) Merkezî takas kuruluşları, temerrüt yönetiminde kullanmak üzere sermaye ve sermaye benzeri kaynak temin edebilir, teminat ve garanti fonu varlıklarını temerrüt yönetimi çerçevesinde likidite temin etmek için borçlanma amacıyla teminat gösterebilir. Merkezî takas kuruluşları nakdi teminatları nemalandırma veya menkul kıymetlerin saklanması amacıyla bankalar ve saklama kuruluşlarında kendi adlarına açılacak hesaplarda bulundurabilirler. Merkezî takas kuruluşları tarafından temerrüt yönetimine tahsis edilen sermaye ve sermaye benzeri kaynaklar hakkında da 73 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. 73 üncü maddenin ikinci fıkrası ile 79 uncu maddenin birinci fıkrası, takas mutabakatının nihai olarak sonuçlanmasına kadar geçecek süre ile sınırlı olmak üzere, merkezî takas kuruluşu veya merkezî saklama kuruluşu nezdindeki takas ve mutabakat hesaplarına yatırılan veya transfer edilen anapara değişimli para ve/veya kıymet takası işlemlerine konu varlıklar hakkında da uygulanır.”
“(9) Bu madde kapsamında yürütülecek temerrüt yönetimine ilişkin usul ve esaslar ile takas kuruluşlarının merkezî karşı taraf hizmeti nedeniyle üyelerinden alacağı teminatlar ve bünyelerinde yer alacak garanti fonlarına ilişkin usul ve esaslar takas kuruluşunun önerisi üzerine Kurul tarafından belirlenir.
(10) Merkezî takas kuruluşları tarafından merkezî karşı taraf hizmeti sundukları her bir piyasa için tahsis edilen sermaye veya sermaye benzeri kaynaklar, alınan teminatlar ve oluşturulan garanti fonları amaçları dışında kullanılamaz. Sermaye piyasalarına ilişkin olarak sunulan merkezî karşı taraf hizmeti kapsamında alınan teminatlar ve garanti fonu varlıkları, para piyasalarına ilişkin olarak aynı kapsamda alınan teminatlar ve garanti fonu varlıklarından ayrı olarak izlenir.”
MADDE 29- 6362 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar
GEÇİCİ MADDE 10- (1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması halinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanunun 12 nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.”
MADDE 30- 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(7) Bu suç bakımından 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun;
a) 133 üncü maddesinde yer alan şirket yönetimi için kayyım tayini,
b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.”
MADDE 31- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(b) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.”
7 Nisan 2016 Perşembe
SERBEST MESLEK KAZANCINDA PERAKENDE SATIŞ FİŞİ İLE YAPILAN GİDERLERİN KABULÜ HK.ÖZELGE
mahsup ve iade taleplerinde sürekli uyuşmazlık konusu olan Perakende Satış Fişi ile yapılan giderlerin hem Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden hem de Gelir Vergisi Kanunu yönünden gider ve indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hakkındaki sorular aşağıdaki özelge ile netliğe kavuşmuştur.
T.C.
ORDU VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
Sayı :2593680-002 5
01/03/2016
Konu: Serbest Meslek Kazancından İndirilebilecek Giderler
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Mali Müşavirlik faaliyetiniz nedeniyle gelir vergisi mükellefi olduğunuz, mesleğinizi icra ederken işyerinize ait günlük temizlik, büro malzemeleri, kırtasiye, mutfağınızda tükettiğiniz yiyecek ve içecek gibi gıda maddeleri aldığınız, bunun dışında zaman zaman doğalgaz, elektrik, su ve diğer bakım için hırdavat malzemeleri ve hizmet alışlarınızın olduğu, bu giderlerinizin genellikle fatura alma sınırlarının altında olduğu belirtilerek, bu gibi giderlerinize ait aldığınız ödeme kaydedici cihaz fişleri ve perakende satış fişlerinin serbest meslek kazanç defterine kaydedilip serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek gider olarak yazılıp indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, bu belgelerdeki katma değer vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğunuz, emekli maaşınızdan işyerinizi açtığınız tarihten itibaren % 15 sosyal güvenlik destekleme primi olarak kesinti yapıldığı, yıllık kesinti tutarlarının hasılattan veya yıllık gelir vergisi beyannamesinde gelir vergisi matrahından indiriminin yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Serbest meslek kazancının tarifi" başlıklı 65 inci maddesinde;
"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."
Aynı Kanunun "Serbest Meslek Kazancının Tespiti" başlıklı 67 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır." hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı Kanunun "Mesleki Giderler" başlıklı 68 inci maddesinde de, "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir.
1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)"
...
8. Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar.
..."
hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan almakta oldukları aylıklarının %15'i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir..." denilmiş, aynı Kanunun 88 inci maddesinde ise kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarının, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, aynı Kanunun 4 üncü maddesinde sigortalı sayılanlar, 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar belirtilmiş olup, "Prim Ödeme Yükümlüsü" başlıklı 87 nci maddesinin (b) bendinde ise hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından prim ödeme yükümlüsü olduğu hükme bağlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderlerin, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.
Bu düzenlemelere göre işyerinizde kullandığınız; temizlik, büro malzemeleri, kırtasiye ve işyeri mutfağında tükettiğiniz yiyecek ve içecek gibi gıda maddeleri, doğalgaz, elektrik, su ve diğer bakım için kullanılan hırdavat malzemeleri giderleri ile faaliyetinizle ilgili olarak hizmet alış giderlerinizin Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderler kapsamında, serbest meslek faaliyetiniz dolayısıyla emekli maaşınızdan kesinti yapılması suretiyle ödenen sosyal güvenlik destek primlerinizin ise aynı fıkranın (8) numaralı bendine göre mesleki kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
- 29 uncu maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,
- 34 üncü maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği
hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-5.) bölümünde;
"204 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; "Ancak, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak; işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (Kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen Kanuni haddi aşmayan diğer bir anlatımla perakende satış fişi (veya yazar kasa fişi) düzenleme sınırları içinde kalan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür.
İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerekmektedir."
Ayrıca, 206 sıra numaralı Vergi Usul Genel Tebliğinin (G) bölümünde; "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ilgili hükümleri gereğince mükelleflerin, faaliyetleri ile ilgili olarak yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarına ilişkin alış vesikalarında ayrıca gösterilen katma değer vergisinin, belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması şartıyla, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bu durumda, sözü edilen Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde gider belgesi olarak kabul edilen perakende satış veya yazar kasa fişlerinde ayrıca gösterilen katma değer vergisi, bu belgelerin kanuni defterlere de kaydedilmesi şartıyla, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır."
açıklamalarına yer verilmiştir.
KDV mükelleflerinin işletmelerinde tüketime konu olacak kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri, gıda gibi genel giderlerin ödeme kaydedici cihaz fişi ile tevsik edilmesi mümkündür. Ancak, bunlar dışında kalan alış ve giderler ödeme kaydedici cihaz fişi ile tevsik edilemeyeceğinden, söz konusu belgelerde yer alan KDV de indirim konusu yapılamaz.
açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre, serbest meslek faaliyetinizin icra edilmesi ile ilgili olmak kaydıyla yapmış olduğunuz kırtasiye, büro, temizlik malzemeleri ve gıda harcamalarına ilişkin KDV'nin yukarıda belirtilen şartlar dahilinde indirim konusu yapılması mümkündür.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükmüne yer verilmiş, 229 uncu maddesinde, fatura, "… satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." şeklinde tanımlanmış, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232 nci maddesinin birinci fıkrasında; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, ikinci fıkrasında, bunlar dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 2015 takvim yılı için 880 TL'yi geçmesi veya bedeli 880 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecbur olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 233 üncü maddesinde; "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
1. Perakende satış fişleri;
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri…"
hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan, 167 sıra numaralı Vergi Usul Genel Tebliğinde birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde beş bent halinde sayılan kimselere sattıkları emtia veya yaptıkları işler için satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermelerinin, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerinde fatura istemelerinin ve almalarının zorunlu olduğu ve bunlar için perakende satış fişlerinin geçerli olmayacağı açıklanmıştır.
Ancak, daha sonra yayımlanan 204 ve 206 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bu düzenlemeye bazı istisnalar getirilerek, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi ve defterlere, faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, kırtasiye, büro, mutfak, temizlik malzemeleri ve gıda maddeleri gibi sadece iş yerinizde kullanmak ve tüketmek amacıyla satın aldığınız ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
T.C.
ORDU VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
Sayı :2593680-002 5
01/03/2016
Konu: Serbest Meslek Kazancından İndirilebilecek Giderler
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Mali Müşavirlik faaliyetiniz nedeniyle gelir vergisi mükellefi olduğunuz, mesleğinizi icra ederken işyerinize ait günlük temizlik, büro malzemeleri, kırtasiye, mutfağınızda tükettiğiniz yiyecek ve içecek gibi gıda maddeleri aldığınız, bunun dışında zaman zaman doğalgaz, elektrik, su ve diğer bakım için hırdavat malzemeleri ve hizmet alışlarınızın olduğu, bu giderlerinizin genellikle fatura alma sınırlarının altında olduğu belirtilerek, bu gibi giderlerinize ait aldığınız ödeme kaydedici cihaz fişleri ve perakende satış fişlerinin serbest meslek kazanç defterine kaydedilip serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek gider olarak yazılıp indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, bu belgelerdeki katma değer vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğunuz, emekli maaşınızdan işyerinizi açtığınız tarihten itibaren % 15 sosyal güvenlik destekleme primi olarak kesinti yapıldığı, yıllık kesinti tutarlarının hasılattan veya yıllık gelir vergisi beyannamesinde gelir vergisi matrahından indiriminin yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Serbest meslek kazancının tarifi" başlıklı 65 inci maddesinde;
"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."
Aynı Kanunun "Serbest Meslek Kazancının Tespiti" başlıklı 67 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır." hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı Kanunun "Mesleki Giderler" başlıklı 68 inci maddesinde de, "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir.
1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)"
...
8. Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar.
..."
hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan almakta oldukları aylıklarının %15'i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir..." denilmiş, aynı Kanunun 88 inci maddesinde ise kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarının, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, aynı Kanunun 4 üncü maddesinde sigortalı sayılanlar, 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar belirtilmiş olup, "Prim Ödeme Yükümlüsü" başlıklı 87 nci maddesinin (b) bendinde ise hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından prim ödeme yükümlüsü olduğu hükme bağlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderlerin, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.
Bu düzenlemelere göre işyerinizde kullandığınız; temizlik, büro malzemeleri, kırtasiye ve işyeri mutfağında tükettiğiniz yiyecek ve içecek gibi gıda maddeleri, doğalgaz, elektrik, su ve diğer bakım için kullanılan hırdavat malzemeleri giderleri ile faaliyetinizle ilgili olarak hizmet alış giderlerinizin Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderler kapsamında, serbest meslek faaliyetiniz dolayısıyla emekli maaşınızdan kesinti yapılması suretiyle ödenen sosyal güvenlik destek primlerinizin ise aynı fıkranın (8) numaralı bendine göre mesleki kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
- 29 uncu maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,
- 34 üncü maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği
hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-5.) bölümünde;
"204 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; "Ancak, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak; işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (Kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen Kanuni haddi aşmayan diğer bir anlatımla perakende satış fişi (veya yazar kasa fişi) düzenleme sınırları içinde kalan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür.
İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerekmektedir."
Ayrıca, 206 sıra numaralı Vergi Usul Genel Tebliğinin (G) bölümünde; "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ilgili hükümleri gereğince mükelleflerin, faaliyetleri ile ilgili olarak yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarına ilişkin alış vesikalarında ayrıca gösterilen katma değer vergisinin, belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması şartıyla, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bu durumda, sözü edilen Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde gider belgesi olarak kabul edilen perakende satış veya yazar kasa fişlerinde ayrıca gösterilen katma değer vergisi, bu belgelerin kanuni defterlere de kaydedilmesi şartıyla, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır."
açıklamalarına yer verilmiştir.
KDV mükelleflerinin işletmelerinde tüketime konu olacak kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri, gıda gibi genel giderlerin ödeme kaydedici cihaz fişi ile tevsik edilmesi mümkündür. Ancak, bunlar dışında kalan alış ve giderler ödeme kaydedici cihaz fişi ile tevsik edilemeyeceğinden, söz konusu belgelerde yer alan KDV de indirim konusu yapılamaz.
açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre, serbest meslek faaliyetinizin icra edilmesi ile ilgili olmak kaydıyla yapmış olduğunuz kırtasiye, büro, temizlik malzemeleri ve gıda harcamalarına ilişkin KDV'nin yukarıda belirtilen şartlar dahilinde indirim konusu yapılması mümkündür.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükmüne yer verilmiş, 229 uncu maddesinde, fatura, "… satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." şeklinde tanımlanmış, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232 nci maddesinin birinci fıkrasında; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, ikinci fıkrasında, bunlar dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 2015 takvim yılı için 880 TL'yi geçmesi veya bedeli 880 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecbur olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 233 üncü maddesinde; "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
1. Perakende satış fişleri;
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri…"
hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan, 167 sıra numaralı Vergi Usul Genel Tebliğinde birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde beş bent halinde sayılan kimselere sattıkları emtia veya yaptıkları işler için satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermelerinin, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerinde fatura istemelerinin ve almalarının zorunlu olduğu ve bunlar için perakende satış fişlerinin geçerli olmayacağı açıklanmıştır.
Ancak, daha sonra yayımlanan 204 ve 206 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bu düzenlemeye bazı istisnalar getirilerek, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi ve defterlere, faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, kırtasiye, büro, mutfak, temizlik malzemeleri ve gıda maddeleri gibi sadece iş yerinizde kullanmak ve tüketmek amacıyla satın aldığınız ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
6 Nisan 2016 Çarşamba
ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO:14
Resmi Gazete No:
29675
Resmi Gazete Tarihi:
05/04/2016
29675
Resmi Gazete Tarihi:
05/04/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Dayanak
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ile yedinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetlerinde uygulanacak Özel İletişim Vergisi (ÖİV)’ne ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 6802 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmetlerinde ÖİV Uygulaması
Kablolu ve kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmeti sunmaya yetkili işletmeciler tarafından verilen internet erişim hizmetlerinde ÖİV uygulaması
MADDE 4 – (1) Kablolu ve kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmeti sunan işletmeciler tarafından verilen internet erişim hizmetlerinde % 5 oranında ÖİV uygulanır.
(2) İnternet servis sağlayıcılığı hizmeti, kullanıcılara internet şebekesi üzerinden sunulan internet erişim hizmeti olarak tanımlanmaktadır. İnternet servis sağlayıcılığı hizmeti vermek üzere yetkilendirilen işletmecilere verilen internet erişim hizmeti de bu kapsamda olduğundan % 5 oranında ÖİV’ye tabidir.
Mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından faturalı hat abonelerine verilen internet erişim hizmetlerinde ÖİV uygulaması
MADDE 5 – (1) Mobil elektronik haberleşme işletmecilerince faturalı hat abonelerine verilen internet erişim hizmet bedelleri üzerinden % 5 oranında ÖİV hesaplanır.
(2) Mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından internet erişim hizmetleri ile diğer haberleşme hizmetlerinin birlikte verilmesi halinde her bir hizmet türüne tabi olduğu oranın uygulanabilmesi için hizmetlerin teknik olarak ayrıştırılması ve faturalarda her bir hizmet türünün ayrıca gösterilmesi gerekmektedir.
Mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hat abonelerine verilen internet erişim hizmetlerinde ÖİV uygulaması
MADDE 6 – (1) 6802 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar %25 oranında ÖİV’ye tabidir. Ancak, ön ödemeli hat abonelerine haberleşme hizmetleri ile birlikte internet erişim hizmetleri de verilebilmektedir. Mezkûr maddede 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle yapılan düzenleme ile ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması halinde, her hizmetin tabi olduğu oran üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, ön ödemeli hatta yapılan/yapılacak yüklemenin;
- Mobil internet erişim hizmeti ve diğer mobil elektronik haberleşme hizmetleri için birlikte kullanılabilmesi halinde % 25,
- Münhasıran mobil internet erişim hizmeti amacıyla kullanılabilir olması, başka bir ifadeyle konuşma, kısa mesaj vb. diğer hizmetler için kullanılmaya imkân vermemesi ve yükleme sonrasında bu tür hizmetlerde kullanılmak amacıyla dönüştürülemeyecek mahiyette olması halinde ise % 5,
oranında ÖİV hesaplanır.
(2) Ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan ve satışından %25 ÖİV ödenmiş olan yüklemelerin diğer haberleşme hizmetlerinin yanı sıra internet erişim hizmeti için de kullanılması halinde internet erişim hizmeti dolayısıyla fazla ödenmiş olan vergi, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirlenen usul ve esaslara göre, abonelere iade edilmesi koşuluyla ÖİV mükellefi mobil elektronik haberleşme işletmecilerine iade edilecektir.
Abonelere yapılacak iade işlemleri
MADDE 7 – (1) Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, ön ödemeli hatlarına yaptıkları yüklemeleri diğer haberleşme hizmetlerinin yanı sıra internet erişim hizmetinde de kullanan abonelerinden, internet erişim hizmetine isabet eden bedel üzerinden fazla olarak tahsil edilmiş olan ÖİV tutarını birer aylık dönemler itibariyle hesaplayıp, hesaplama yapılan dönemi takip eden ayın sonuna kadar abonelere bildirerek iade ederler.
(2) Aboneler, söz konusu verginin hatlarına yükleme yapılması suretiyle iadesini tercih edebileceği gibi nakden iade edilmesini de tercih edebilir ve işleme ilişkin olarak ilk kez yapacakları tercihin sonraki dönemlerde yapılacak yüklemelerde de geçerli olmasını talep edebilirler. Bu durumda, abonelerin ÖİV iadesi yöntemine ilişkin tercih değişikliği talebi olmadığı sürece abonelere tercihlerinin yeniden sorulmasına gerek bulunmamaktadır.
(3) Abonelerin hatlarını kapattırmaları veya operatör değiştirmeleri durumunda iade işleminin nakit olarak yapılması esastır.
(4) Abonelerin iadeyi nakit olarak almak yerine hatlarına yükleme yapılmasını tercih etmeleri, fazla ödenen vergiyi nakit olarak iade alıp hatlarına kendilerinin yükleme yapması niteliğinde olduğundan, bu durumda yükleme yapılan bedel üzerinden mobil elektronik haberleşme işletmecilerince, ön ödemeli hatlara yapılan yüklemeler için gerçekleştirilen satışlarda olduğu gibi ÖİV ve KDV hesaplanacağı tabiidir.
Mobil elektronik haberleşme işletmecilerine yapılacak iade işlemleri
MADDE 8 – (1) 7 nci maddede açıklandığı şekilde mobil elektronik haberleşme işletmelerince nakden veya hatta yükleme yoluyla ön ödemeli hat abonelerine iade edilen ÖİV tutarları, işletmecilerin talebi üzerine nakden veya kendi vergi borçlarına mahsuben iade edilir.
(2) İade talebinin birer aylık dönemler itibarıyla ve 7 nci maddedeki açıklamalar çerçevesinde abonelere iade yapıldıktan sonra en erken iade yapılan ayı takip eden aydan itibaren yapılması mümkündür.
(3) Abonelerine iade ettikleri tutarların mobil elektronik haberleşme işletmecilerine iadesinde aşağıdaki belgeler aranır:
a) 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 429)’nde belirtilen standart iade talep dilekçesi,
b) Abonelere nakden veya hatta yükleme yoluyla yapılan ÖİV iadesine ilişkin özet tablo (EK-1),
c) Abonelere nakden yapılan ÖİV iadesine ilişkin bildirim (EK-2),
ç) Abonelere hatta yükleme yoluyla yapılan ÖİV iadesine ilişkin bildirim (EK-3).
(4) Mobil elektronik haberleşme işletmecilerinin, ön ödemeli hat abonelerine nakit veya hatta yükleme yoluyla yaptıkları iadelerden doğan nakden veya mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu veya yeminli mali müşavir tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya yeminli mali müşavir raporu sonucuna göre çözülür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Yürürlükten kaldırılan tebliğ
MADDE 9 – (1) 2/5/2009 tarihli ve 27216 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 5) yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
5 Nisan 2016 Salı
KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ KAPSAMINDA GENÇ ÇİFTÇİ PROJELERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ

5 Nisan 2016 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 29675
Resmî Gazete
Sayı : 29675
TEBLİĞ
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:
KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ KAPSAMINDA GENÇ ÇİFTÇİ
PROJELERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2016/16)
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, kırsal alanda yaşayan genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere otuz bin TL’ye kadar hibe ödenmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2011 tarihli ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 16/2/2016 tarihli ve 2016/8540 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesine İlişkin Karara dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,
b) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünü,
c) Değerlendirme kriter tablosu: Uygulama esasları ile birlikte hazırlanacak olan, başvuru sahiplerinin ve hibeye esas projelerin özellik ve içeriğine göre puanlarını belirleyen tabloyu,
ç) Genç çiftçi: Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen gerçek kişileri,
d) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu: Valilik Makamının oluru ile vali yardımcısının başkanlığında, bakanlık il müdürü, il müdür yardımcısı ile defterdarlık, il milli eğitim müdürlüğü, il çalışma ve iş kurumu müdürlüğü, ziraat odası başkanlığı ve ticaret borsası temsilcilerinden oluşan sekiz kişilik komisyonu,
e) Genç çiftçi proje yürütme birimi: İl müdürlüğünde, kırsal kalkınma ve örgütlenme şube müdürü ve ilçe müdürlüklerinde, ilçe müdürü başkanlığında, mühendis, veteriner hekim, sosyolog, tekniker ve teknisyen gibi teknik ve sağlık hizmetleri sınıfındaki personelden oluşan en az üç kişilik birimi,
f) Genel Müdürlük: Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü,
g) Hibe sözleşmesi: Proje sahibi ile il müdürü veya ilçe müdürü arasında imzalanan ve hibeden yararlanma esasları ile tarafların yetki ve sorumluluklarını düzenleyen sözleşmeyi,
ğ) İl/ilçe müdürlüğü: Bakanlık il/ilçe müdürlüklerini,
h) Kırsal alan: Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimlerini,
ı) Taahhütname: Programdan yararlanmak üzere başvuran kişilerin il/ilçe müdürlüğüne verdikleri idari, mali, hukuki ve teknik taahhütlerini içeren belgeyi,
i) TİGEM: Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünü,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı Uygulama
Birimleri Görev ve Sorumlulukları
Genel müdürlük
MADDE 5 – (1) Genel Müdürlük bu Tebliğ kapsamında, Bakanlık adına, 31/12/2014 tarihli ve 2014/45 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinin (2014-2020) temel amaç ve ilkeleri ile politika öncelikleri ve tedbirleri çerçevesinde;
a) Programın tanıtımını ve genç çiftçilerin bilgilendirilmesini sağlar.
b) Programın idari ve mali yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesine destek verir.
c) Program ile ilgili olarak, yıllık hibe programı ve bütçe teklifinin hazırlanmasını, bu tekliflerinin ilgili Bakanlık birimlerine iletilmesini ve bu tekliflerin kabulü için gerekli çalışmaların yapılmasını sağlar.
ç) Programın yürütülmesinde görevli personele yönelik eğitim programlarının hazırlanmasını ve düzenlenmesini sağlar.
(2) Program kapsamında illerde desteklenecek genç çiftçi sayısı ve hibe miktarı; Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumunun belirlemiş olduğu, kırsal alandaki yerleşim birimleri sayısı, genç çiftçi nüfusu, kırsal alan nüfusu ve sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi kriterleri ve programın yıllık bütçesi dikkate alınarak belirlenir.
İl müdürlüğü
MADDE 6 – (1) İl müdürlüğü, Bakanlık adına, bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;
a) İl müdürlüğü bünyesinde genç çiftçi proje yürütme birimini oluşturur.
b) Proje uygulamalarının amacına ve hibe sözleşmesinde belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesini, izlenmesini, düzenlenecek tüm belgelerin kontrolünü, onaylanmasını ve birer suretinin muhafazasını sağlar.
c) İş ve işlemlerin idari, mali ve hukuki yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesini ve program kapsamında yapılacak tüm çalışmaların sekretaryasını ve koordinasyonunu yapar.
İlçe müdürlüğü
MADDE 7 – (1) İlçe müdürlüğü, Bakanlık adına, bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;
a) İlçe müdürlüğü bünyesinde genç çiftçi proje yürütme birimini oluşturur.
b) Genç çiftçilerce gerçekleştirilecek projelerin amaçlarına uygun olarak iş ve işlemlerin idari, mali ve hukuki yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesini ve program kapsamında yapılacak tüm çalışmaların sekretaryasını, koordinasyonunu ve istenilen belgelerin il müdürlüğüne gönderilmesini sağlar.
c) Uygulamaların hibe sözleşmesinde belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesini izler, düzenlenecek tüm belgelerin kontrolünü ve onaylanmasını yaparak birer suretini muhafaza eder.
Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu
MADDE 8 – (1) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu; bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında iş ve işlemleri yapar.
(2) Komisyon son başvuru tarihinden en geç beş gün önce kurulur.
Genç çiftçi proje yürütme birimi
MADDE 9 – (1) Genç çiftçi proje yürütme birimi, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde kurulur.
(2) Genç çiftçi proje yürütme birimi;
a) Bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında proje uygulamalarını ve konu ile ilgili iş ve işlemleri yapar.
b) Başvuruları alır, istenilen belgelerin ön kontrolünü yapar, ilgili formları hazırlayarak genç çiftçi proje değerlendirme komisyonuna tutanak ile teslim eder.
c) İl ve ilçe düzeyinde projelerin uygulanmasını ve tamamlanan projelerin hibe ödemesinden sonra iki yıl süreyle izlenmesi ile ilgili olarak yapılacak iş ve işlemleri Bakanlık adına yürütür.
(3) Proje yürütme biriminin proje hazırlama yükümlülüğü yoktur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Programın Proje Konuları, Başvuru Yeri, Genç Çiftçilerde
Aranan Şartlar ve İstenecek Belgeler
Programın proje konuları
MADDE 10 – (1) Genç çiftçi projeleri bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;
a) Hayvansal üretime yönelik;
1) Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık projelerini,
2) Arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği projelerini,
3) Kanatlı ve ipekböceği yetiştiriciliği projelerini,
b) Bitkisel üretime yönelik;
1) Kapama meyve bahçesi tesisi projelerini,
2) Fide, fidan, iç ve dış mekân süs bitkisi yetiştiriciliği projelerini,
3) Kontrollü örtü altı yetiştiriciliği projelerini,
4) Kültür mantarı üretimi projelerini,
c) Yöresel ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik;
1) Tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi konulu projeleri,
2) Coğrafi işaretli, yerli gen kaynaklarını kullanarak, organik veya iyi tarım uygulamalı bitkisel ve hayvansal üretim konulu projeleri,
3) Coğrafi işareti olan gıdaların üretimi konulu projeleri,
kapsar.
Başvuru yeri
MADDE 11 – (1) Başvuruların, genç çiftçilerin kırsal alanda ikamet ettiği veya ikamet etmeyi taahhüt ettiği yerleşim biriminin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüklerine bizzat yapılması şarttır.
Başvuru yapacak genç çiftçilerde aranan şartlar
MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ kapsamında başvuru yapacak genç çiftçilerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
b) Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 18 yaşından gün almış, 41 yaşından gün almamış olmak.
c) Okur-yazar olmak.
ç) Başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışıyor olmamak.
d) Başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak.
e) Başvuru tarihi itibarıyla KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak.
f) Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak.
İstenecek belgeler
MADDE 13 – (1) Başvuru aşamasında aşağıdaki belgeler istenir:
a) Nüfus cüzdanı fotokopisi.
b) Ücretli çalışmadığına dair SGK’dan alınan belge.
c) Ek-1’de yer alan başvuru dilekçesi.
ç) Ek-2’de yer alan proje tanıtım formu.
d) Ek-3’te yer alan imzalı taahhütname.
e) Varsa yatırım yerinin genç çiftçiye ait olduğuna dair mülkiyet belgesi.
f) Varsa proje konusu kapsamında eğitim belgesi.
g) Proje konusu içeriğinde varsa coğrafi işaret tescil belgesi.
ğ) Varsa engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olduğuna dair belge.
h) Diploma sureti veya okur-yazarlık belgesi.
(2) Hibe sözleşmesi aşamasında aşağıdaki belgeler istenir:
a) Yatırımı yapacağı yerde ikamet ettiğine dair belge.
b) Yatırım yerine ait mülkiyet belgesi ya da kira sözleşmesi.
(3) Başvuru yapan genç çiftçilerden istenecek diğer belgeler ve tanzim edilmesi gereken formlar bu Tebliğ ve ilgili mevzuat kapsamında Bakanlık tarafından hazırlanacak uygulama rehberinde belirtilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Programın Uygulama Alanı, Hibe Desteği Miktarı
Uygulama alanı
MADDE 14 – (1) Bu program; nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimlerini ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve yirmi bin nüfusun altındaki yerleşim birimlerini kapsar.
Hibe desteği miktarı
MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ kapsamında kabul edilen başvurularda, hibe sözleşmesi imzalanarak belirlenen şartları yerine getiren genç çiftçiye en fazla otuz bin TL’ye kadar hibe yoluyla destek verilir.
(2) Proje KDV hariç hazırlanır ve hibe ödemesi buna göre yapılır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Başvuruların Alınması, Değerlendirilmesi, Sözleşme ve Uygulama Zamanı
Başvuruların alınması
MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki başvurulara ilişkin esaslar şunlardır:
a) Başvurular, bu Tebliğin yayımlandığı tarihten beş iş günü geçtikten sonra başlar.
b) Başvuru süresi otuz gündür.
c) Başvurular, il ve ilçe müdürlüklerinde kurulan genç çiftçi proje yürütme birimi tarafından tutanak karşılığı kabul edilir.
ç) Genç çiftçi proje yürütme birimleri tarafından düzenlenen başvuru dosyasına ait kontrol formu ve değerlendirme kriter tablosu, beş iş günü içerisinde genç çiftçi proje değerlendirme komisyonuna tutanak ile teslim edilir.
Başvuruların değerlendirilmesi
MADDE 17 – (1) Program kapsamındaki başvuruların değerlendirilmesi genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu tarafından aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır:
a) Komisyon tarafından teslim alınan projeler on iş günü içerisinde değerlendirilip onaylanır.
b) Komisyon tarafından hazırlanan nihai listeler belirlenen yerlerde ve şekilde ilan edilir.
c) Proje değerlendirme komisyonunun bir başvuruyu reddetme ya da hibe vermeme kararı kesindir.
Hibe sözleşme ve uygulama zamanı
MADDE 18 – (1) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu tarafından belirlenen ve nihai hale getirilen listelerde yer alan genç çiftçiler ile yapılacak hibe sözleşmesi aşağıdaki esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir:
a) Hibe sözleşmesi imzalamaya hak kazanan genç çiftçiler ile beş iş günü içerisinde sözleşme imzalanır.
b) İmzalanan hibe sözleşmesi gereği genç çiftçiler, sözleşme tarihinden itibaren en çok yüz yirmi gün içerisinde proje içeriğine esas alımları gerçekleştirirler ve hibe ödeme talebine ilişkin başvurularını yaparlar. Yüz yirmi günlük sürenin son gününün tatil gününe denk gelmesi halinde takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar müracaat edilebilir.
ALTINCI BÖLÜM
Hibe Ödeme Talebi, Ödemeler, Geri Ödeme ve Yaptırımlar
Hibe desteği ödeme talebi
MADDE 19 – (1) Hibe desteği ödemelerine ilişkin esaslar şunlardır:
a) Genç çiftçi, hibe ödeme taleplerini, yatırıma ait fiili gerçekleşmelerden sonra veya hibe sözleşmesi bitim tarihinden itibaren, beş iş günü içerisinde yatırım yerinin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüğüne yapar.
b) Genç çiftçi proje yürütme birimi, ödeme talebi ile ilgili belgeleri başvuru sahiplerinden alır, ödemeye ilişkin gerçekleşmeleri beş iş günü içerisinde yerinde tespit eder, belgelendirir ve tutanağa bağlar.
c) İlçe genç çiftçi proje yürütme birimi, hibeye esas ödeme icmallerini beş iş günü içerisinde il müdürlüğüne gönderir.
ç) İl müdürlüğü, hibe ödemesine esas aylık ödeme icmallerini her ayın yirmi beşine kadar Genel Müdürlüğe gönderir.
d) Genel Müdürlük, icmalleri banka ödeme formatına dönüştürüp hibe ödenmesini sağlar.
(2) İl müdürlükleri, aylık ödeme icmallerinin kontrol onayı ve ödeme işleminden sonra hibe proje sahiplerinin banka ve ödeme bilgilerinde hata tespit etmeleri halinde bu Tebliğ kapsamında Bakanlıkça hazırlanan uygulama rehberine göre iş ve işlemleri yürütür.
Hibe desteği ödemeleri
MADDE 20 – (1) Hibe ödemesi, proje sahibi genç çiftçinin T.C. kimlik numarasıyla uyumlu olarak T.C. Ziraat Bankası tarafından yapılır.
(2) Hibe ödemeleri, Türk Lirası olarak yapılır.
(3) İmzalanan hibe sözleşmesi sonrasında bu Tebliğ kapsamında yapılacak büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan alımlarında Bakanlıkça hazırlanan uygulama rehberi çerçevesinde ve belirlenecek miktarda genç çiftçinin muvafakati ile TİGEM’e ön ödeme yapılabilir.
Geri ödeme ve yaptırımlar
MADDE 21 – (1) Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır.
(2) Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.
(3) İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere bu Tebliğle belirlenen destekleme ödemelerinden haksız yere yararlandığı tespit edilen genç çiftçiler, beş yıl süreyle Tarım Kanununun 23 üncü maddesi gereğince hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.
Programdan sağlanan malların mülkiyeti
MADDE 22 – (1) Genç çiftçi, hibe sözleşmesi kapsamında hibeye esas proje içeriğindeki alımları ve amacını, ödemenin yapılmasından sonra iki yıl süre ile değiştiremez. Bu amaçla, il/ilçe müdürlükleri yılda en az bir kere olmak üzere proje faaliyetlerini yerinde kontrol eder ve tutanağa bağlar.
YEDİNCİ BÖLÜM
Proje Gider Esasları ve Kalemleri
Proje gider esasları
MADDE 23 – (1) Bu Tebliğ kapsamında hibe desteği verilecek proje giderlerinin;
a) Genç çiftçi ile karşılıklı imzalanan hibe sözleşmesinden sonra ve süresi içerisinde gerçekleştirilmesi,
b) Hibe sözleşmesi ekinde sunulan hibe desteğinin, verilecek proje giderleri kapsamında yer alması,
c) İlgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi veya belgelere dayandırılması,
gerekir.
Gider kalemleri
MADDE 24 – (1) Hibe sözleşmesinden sonra ve süresi içerisinde gerçekleştirilen traktör ve bahçe traktörü haricindeki, makine, ekipman, donanım, malzeme, fide, fidan, tohum, misel, torf, yumurta, arılı kovan ve canlı hayvan alımı giderleri, bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde hibe desteği kapsamında değerlendirilir.
(2) Genç çiftçiler, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği proje konuları kapsamındaki canlı hayvan alımlarını TİGEM’den hayvan alım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirirler.
(3) Gider kalemleri ile ilgili diğer hususlar bu Tebliğ kapsamında Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama rehberinde belirtilir.
Proje kaynaklarından karşılanmayacak giderler
MADDE 25 – (1) Program kapsamında; hibe sözleşmesi onaylanmayan projelerle ilgili yapılan hiçbir harcama karşılanmaz, bu giderlerden dolayı Bakanlık herhangi bir sorumluluk ve yükümlülük üstlenmez.
(2) Bakanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmeyen ve belgelendirilemeyen satın alma giderlerine hibe desteği ödenmez.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Denetim
MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılan tüm işlemler gerekli görüldüğü takdirde Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından denetlenir. Bu denetimler sırasında yapılan işlemlere ait talep edilen tüm bilgi ve belgeler kendilerine sunulur.
Programın uygulanmasına ilişkin yayınlar
MADDE 27 – (1) Bu Tebliğin genel uygulama usul ve esaslarına açıklık getirmek, destek sağlamak amacı ile Bakanlık tarafından uygulama rehberi hazırlanır ve yayımlanır. Bu yayınlar uygulamaya esas teşkil eder.
(2) Bu Tebliğin uygulanmasında karşılaşılacak sorunların çözümü hakkında Bakanlık yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 29 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ KAPSAMINDA GENÇ ÇİFTÇİ
PROJELERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2016/16)
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, kırsal alanda yaşayan genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere otuz bin TL’ye kadar hibe ödenmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2011 tarihli ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 16/2/2016 tarihli ve 2016/8540 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesine İlişkin Karara dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,
b) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünü,
c) Değerlendirme kriter tablosu: Uygulama esasları ile birlikte hazırlanacak olan, başvuru sahiplerinin ve hibeye esas projelerin özellik ve içeriğine göre puanlarını belirleyen tabloyu,
ç) Genç çiftçi: Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen gerçek kişileri,
d) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu: Valilik Makamının oluru ile vali yardımcısının başkanlığında, bakanlık il müdürü, il müdür yardımcısı ile defterdarlık, il milli eğitim müdürlüğü, il çalışma ve iş kurumu müdürlüğü, ziraat odası başkanlığı ve ticaret borsası temsilcilerinden oluşan sekiz kişilik komisyonu,
e) Genç çiftçi proje yürütme birimi: İl müdürlüğünde, kırsal kalkınma ve örgütlenme şube müdürü ve ilçe müdürlüklerinde, ilçe müdürü başkanlığında, mühendis, veteriner hekim, sosyolog, tekniker ve teknisyen gibi teknik ve sağlık hizmetleri sınıfındaki personelden oluşan en az üç kişilik birimi,
f) Genel Müdürlük: Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü,
g) Hibe sözleşmesi: Proje sahibi ile il müdürü veya ilçe müdürü arasında imzalanan ve hibeden yararlanma esasları ile tarafların yetki ve sorumluluklarını düzenleyen sözleşmeyi,
ğ) İl/ilçe müdürlüğü: Bakanlık il/ilçe müdürlüklerini,
h) Kırsal alan: Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimlerini,
ı) Taahhütname: Programdan yararlanmak üzere başvuran kişilerin il/ilçe müdürlüğüne verdikleri idari, mali, hukuki ve teknik taahhütlerini içeren belgeyi,
i) TİGEM: Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünü,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı Uygulama
Birimleri Görev ve Sorumlulukları
Genel müdürlük
MADDE 5 – (1) Genel Müdürlük bu Tebliğ kapsamında, Bakanlık adına, 31/12/2014 tarihli ve 2014/45 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinin (2014-2020) temel amaç ve ilkeleri ile politika öncelikleri ve tedbirleri çerçevesinde;
a) Programın tanıtımını ve genç çiftçilerin bilgilendirilmesini sağlar.
b) Programın idari ve mali yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesine destek verir.
c) Program ile ilgili olarak, yıllık hibe programı ve bütçe teklifinin hazırlanmasını, bu tekliflerinin ilgili Bakanlık birimlerine iletilmesini ve bu tekliflerin kabulü için gerekli çalışmaların yapılmasını sağlar.
ç) Programın yürütülmesinde görevli personele yönelik eğitim programlarının hazırlanmasını ve düzenlenmesini sağlar.
(2) Program kapsamında illerde desteklenecek genç çiftçi sayısı ve hibe miktarı; Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumunun belirlemiş olduğu, kırsal alandaki yerleşim birimleri sayısı, genç çiftçi nüfusu, kırsal alan nüfusu ve sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi kriterleri ve programın yıllık bütçesi dikkate alınarak belirlenir.
İl müdürlüğü
MADDE 6 – (1) İl müdürlüğü, Bakanlık adına, bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;
a) İl müdürlüğü bünyesinde genç çiftçi proje yürütme birimini oluşturur.
b) Proje uygulamalarının amacına ve hibe sözleşmesinde belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesini, izlenmesini, düzenlenecek tüm belgelerin kontrolünü, onaylanmasını ve birer suretinin muhafazasını sağlar.
c) İş ve işlemlerin idari, mali ve hukuki yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesini ve program kapsamında yapılacak tüm çalışmaların sekretaryasını ve koordinasyonunu yapar.
İlçe müdürlüğü
MADDE 7 – (1) İlçe müdürlüğü, Bakanlık adına, bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;
a) İlçe müdürlüğü bünyesinde genç çiftçi proje yürütme birimini oluşturur.
b) Genç çiftçilerce gerçekleştirilecek projelerin amaçlarına uygun olarak iş ve işlemlerin idari, mali ve hukuki yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesini ve program kapsamında yapılacak tüm çalışmaların sekretaryasını, koordinasyonunu ve istenilen belgelerin il müdürlüğüne gönderilmesini sağlar.
c) Uygulamaların hibe sözleşmesinde belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesini izler, düzenlenecek tüm belgelerin kontrolünü ve onaylanmasını yaparak birer suretini muhafaza eder.
Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu
MADDE 8 – (1) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu; bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında iş ve işlemleri yapar.
(2) Komisyon son başvuru tarihinden en geç beş gün önce kurulur.
Genç çiftçi proje yürütme birimi
MADDE 9 – (1) Genç çiftçi proje yürütme birimi, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde kurulur.
(2) Genç çiftçi proje yürütme birimi;
a) Bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında proje uygulamalarını ve konu ile ilgili iş ve işlemleri yapar.
b) Başvuruları alır, istenilen belgelerin ön kontrolünü yapar, ilgili formları hazırlayarak genç çiftçi proje değerlendirme komisyonuna tutanak ile teslim eder.
c) İl ve ilçe düzeyinde projelerin uygulanmasını ve tamamlanan projelerin hibe ödemesinden sonra iki yıl süreyle izlenmesi ile ilgili olarak yapılacak iş ve işlemleri Bakanlık adına yürütür.
(3) Proje yürütme biriminin proje hazırlama yükümlülüğü yoktur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Programın Proje Konuları, Başvuru Yeri, Genç Çiftçilerde
Aranan Şartlar ve İstenecek Belgeler
Programın proje konuları
MADDE 10 – (1) Genç çiftçi projeleri bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;
a) Hayvansal üretime yönelik;
1) Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık projelerini,
2) Arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği projelerini,
3) Kanatlı ve ipekböceği yetiştiriciliği projelerini,
b) Bitkisel üretime yönelik;
1) Kapama meyve bahçesi tesisi projelerini,
2) Fide, fidan, iç ve dış mekân süs bitkisi yetiştiriciliği projelerini,
3) Kontrollü örtü altı yetiştiriciliği projelerini,
4) Kültür mantarı üretimi projelerini,
c) Yöresel ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik;
1) Tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi konulu projeleri,
2) Coğrafi işaretli, yerli gen kaynaklarını kullanarak, organik veya iyi tarım uygulamalı bitkisel ve hayvansal üretim konulu projeleri,
3) Coğrafi işareti olan gıdaların üretimi konulu projeleri,
kapsar.
Başvuru yeri
MADDE 11 – (1) Başvuruların, genç çiftçilerin kırsal alanda ikamet ettiği veya ikamet etmeyi taahhüt ettiği yerleşim biriminin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüklerine bizzat yapılması şarttır.
Başvuru yapacak genç çiftçilerde aranan şartlar
MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ kapsamında başvuru yapacak genç çiftçilerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
b) Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 18 yaşından gün almış, 41 yaşından gün almamış olmak.
c) Okur-yazar olmak.
ç) Başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışıyor olmamak.
d) Başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak.
e) Başvuru tarihi itibarıyla KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak.
f) Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak.
İstenecek belgeler
MADDE 13 – (1) Başvuru aşamasında aşağıdaki belgeler istenir:
a) Nüfus cüzdanı fotokopisi.
b) Ücretli çalışmadığına dair SGK’dan alınan belge.
c) Ek-1’de yer alan başvuru dilekçesi.
ç) Ek-2’de yer alan proje tanıtım formu.
d) Ek-3’te yer alan imzalı taahhütname.
e) Varsa yatırım yerinin genç çiftçiye ait olduğuna dair mülkiyet belgesi.
f) Varsa proje konusu kapsamında eğitim belgesi.
g) Proje konusu içeriğinde varsa coğrafi işaret tescil belgesi.
ğ) Varsa engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olduğuna dair belge.
h) Diploma sureti veya okur-yazarlık belgesi.
(2) Hibe sözleşmesi aşamasında aşağıdaki belgeler istenir:
a) Yatırımı yapacağı yerde ikamet ettiğine dair belge.
b) Yatırım yerine ait mülkiyet belgesi ya da kira sözleşmesi.
(3) Başvuru yapan genç çiftçilerden istenecek diğer belgeler ve tanzim edilmesi gereken formlar bu Tebliğ ve ilgili mevzuat kapsamında Bakanlık tarafından hazırlanacak uygulama rehberinde belirtilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Programın Uygulama Alanı, Hibe Desteği Miktarı
Uygulama alanı
MADDE 14 – (1) Bu program; nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimlerini ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve yirmi bin nüfusun altındaki yerleşim birimlerini kapsar.
Hibe desteği miktarı
MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ kapsamında kabul edilen başvurularda, hibe sözleşmesi imzalanarak belirlenen şartları yerine getiren genç çiftçiye en fazla otuz bin TL’ye kadar hibe yoluyla destek verilir.
(2) Proje KDV hariç hazırlanır ve hibe ödemesi buna göre yapılır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Başvuruların Alınması, Değerlendirilmesi, Sözleşme ve Uygulama Zamanı
Başvuruların alınması
MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki başvurulara ilişkin esaslar şunlardır:
a) Başvurular, bu Tebliğin yayımlandığı tarihten beş iş günü geçtikten sonra başlar.
b) Başvuru süresi otuz gündür.
c) Başvurular, il ve ilçe müdürlüklerinde kurulan genç çiftçi proje yürütme birimi tarafından tutanak karşılığı kabul edilir.
ç) Genç çiftçi proje yürütme birimleri tarafından düzenlenen başvuru dosyasına ait kontrol formu ve değerlendirme kriter tablosu, beş iş günü içerisinde genç çiftçi proje değerlendirme komisyonuna tutanak ile teslim edilir.
Başvuruların değerlendirilmesi
MADDE 17 – (1) Program kapsamındaki başvuruların değerlendirilmesi genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu tarafından aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır:
a) Komisyon tarafından teslim alınan projeler on iş günü içerisinde değerlendirilip onaylanır.
b) Komisyon tarafından hazırlanan nihai listeler belirlenen yerlerde ve şekilde ilan edilir.
c) Proje değerlendirme komisyonunun bir başvuruyu reddetme ya da hibe vermeme kararı kesindir.
Hibe sözleşme ve uygulama zamanı
MADDE 18 – (1) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu tarafından belirlenen ve nihai hale getirilen listelerde yer alan genç çiftçiler ile yapılacak hibe sözleşmesi aşağıdaki esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir:
a) Hibe sözleşmesi imzalamaya hak kazanan genç çiftçiler ile beş iş günü içerisinde sözleşme imzalanır.
b) İmzalanan hibe sözleşmesi gereği genç çiftçiler, sözleşme tarihinden itibaren en çok yüz yirmi gün içerisinde proje içeriğine esas alımları gerçekleştirirler ve hibe ödeme talebine ilişkin başvurularını yaparlar. Yüz yirmi günlük sürenin son gününün tatil gününe denk gelmesi halinde takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar müracaat edilebilir.
ALTINCI BÖLÜM
Hibe Ödeme Talebi, Ödemeler, Geri Ödeme ve Yaptırımlar
Hibe desteği ödeme talebi
MADDE 19 – (1) Hibe desteği ödemelerine ilişkin esaslar şunlardır:
a) Genç çiftçi, hibe ödeme taleplerini, yatırıma ait fiili gerçekleşmelerden sonra veya hibe sözleşmesi bitim tarihinden itibaren, beş iş günü içerisinde yatırım yerinin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüğüne yapar.
b) Genç çiftçi proje yürütme birimi, ödeme talebi ile ilgili belgeleri başvuru sahiplerinden alır, ödemeye ilişkin gerçekleşmeleri beş iş günü içerisinde yerinde tespit eder, belgelendirir ve tutanağa bağlar.
c) İlçe genç çiftçi proje yürütme birimi, hibeye esas ödeme icmallerini beş iş günü içerisinde il müdürlüğüne gönderir.
ç) İl müdürlüğü, hibe ödemesine esas aylık ödeme icmallerini her ayın yirmi beşine kadar Genel Müdürlüğe gönderir.
d) Genel Müdürlük, icmalleri banka ödeme formatına dönüştürüp hibe ödenmesini sağlar.
(2) İl müdürlükleri, aylık ödeme icmallerinin kontrol onayı ve ödeme işleminden sonra hibe proje sahiplerinin banka ve ödeme bilgilerinde hata tespit etmeleri halinde bu Tebliğ kapsamında Bakanlıkça hazırlanan uygulama rehberine göre iş ve işlemleri yürütür.
Hibe desteği ödemeleri
MADDE 20 – (1) Hibe ödemesi, proje sahibi genç çiftçinin T.C. kimlik numarasıyla uyumlu olarak T.C. Ziraat Bankası tarafından yapılır.
(2) Hibe ödemeleri, Türk Lirası olarak yapılır.
(3) İmzalanan hibe sözleşmesi sonrasında bu Tebliğ kapsamında yapılacak büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan alımlarında Bakanlıkça hazırlanan uygulama rehberi çerçevesinde ve belirlenecek miktarda genç çiftçinin muvafakati ile TİGEM’e ön ödeme yapılabilir.
Geri ödeme ve yaptırımlar
MADDE 21 – (1) Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır.
(2) Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.
(3) İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere bu Tebliğle belirlenen destekleme ödemelerinden haksız yere yararlandığı tespit edilen genç çiftçiler, beş yıl süreyle Tarım Kanununun 23 üncü maddesi gereğince hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.
Programdan sağlanan malların mülkiyeti
MADDE 22 – (1) Genç çiftçi, hibe sözleşmesi kapsamında hibeye esas proje içeriğindeki alımları ve amacını, ödemenin yapılmasından sonra iki yıl süre ile değiştiremez. Bu amaçla, il/ilçe müdürlükleri yılda en az bir kere olmak üzere proje faaliyetlerini yerinde kontrol eder ve tutanağa bağlar.
YEDİNCİ BÖLÜM
Proje Gider Esasları ve Kalemleri
Proje gider esasları
MADDE 23 – (1) Bu Tebliğ kapsamında hibe desteği verilecek proje giderlerinin;
a) Genç çiftçi ile karşılıklı imzalanan hibe sözleşmesinden sonra ve süresi içerisinde gerçekleştirilmesi,
b) Hibe sözleşmesi ekinde sunulan hibe desteğinin, verilecek proje giderleri kapsamında yer alması,
c) İlgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi veya belgelere dayandırılması,
gerekir.
Gider kalemleri
MADDE 24 – (1) Hibe sözleşmesinden sonra ve süresi içerisinde gerçekleştirilen traktör ve bahçe traktörü haricindeki, makine, ekipman, donanım, malzeme, fide, fidan, tohum, misel, torf, yumurta, arılı kovan ve canlı hayvan alımı giderleri, bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde hibe desteği kapsamında değerlendirilir.
(2) Genç çiftçiler, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği proje konuları kapsamındaki canlı hayvan alımlarını TİGEM’den hayvan alım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirirler.
(3) Gider kalemleri ile ilgili diğer hususlar bu Tebliğ kapsamında Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama rehberinde belirtilir.
Proje kaynaklarından karşılanmayacak giderler
MADDE 25 – (1) Program kapsamında; hibe sözleşmesi onaylanmayan projelerle ilgili yapılan hiçbir harcama karşılanmaz, bu giderlerden dolayı Bakanlık herhangi bir sorumluluk ve yükümlülük üstlenmez.
(2) Bakanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmeyen ve belgelendirilemeyen satın alma giderlerine hibe desteği ödenmez.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Denetim
MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılan tüm işlemler gerekli görüldüğü takdirde Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından denetlenir. Bu denetimler sırasında yapılan işlemlere ait talep edilen tüm bilgi ve belgeler kendilerine sunulur.
Programın uygulanmasına ilişkin yayınlar
MADDE 27 – (1) Bu Tebliğin genel uygulama usul ve esaslarına açıklık getirmek, destek sağlamak amacı ile Bakanlık tarafından uygulama rehberi hazırlanır ve yayımlanır. Bu yayınlar uygulamaya esas teşkil eder.
(2) Bu Tebliğin uygulanmasında karşılaşılacak sorunların çözümü hakkında Bakanlık yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 29 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
ÜLKEMİZE TURİST GETİREN (A) GRUBU SEYAHAT ACENTALARINA DESTEK SAĞLANMASI HAKKINDA KARARIN UYGULAMA USUL VE ESASLARINA DAİR TEBLİĞ
05.06.2016 tarih ve 29675 sayılı Resmi Gazete’de Ülkemize Turist Getiren (A) Grubu Seyahat Acentalarına Destek Sağlanması Hakkında Kararın Uygulama Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ yayımlanmıştır. Anılan Tebliğ aşağıdadır.
5 Nisan 2016 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 29675
Resmî Gazete
Sayı : 29675
TEBLİĞ
Kültür ve Turizm Bakanlığından:
ÜLKEMİZE TURİST GETİREN (A) GRUBU SEYAHAT ACENTALARINA
DESTEK SAĞLANMASI HAKKINDA KARARIN UYGULAMA
USUL VE ESASLARINA DAİR TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; 16/4/2003 tarihli ve 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde, turizm sektörünün uluslararası rekabet gücünün korunmasını teminen, havayolu ile ülkemize turist getiren (A) grubu seyahat acentalarına sağlanacak desteğe ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki destekten en az 100 yolcusu bulunan bir uçak ile;
a) Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum havalimanlarına tarifeli ve tarifesiz (charter),
b) İzmir Adnan Menderes ve Kütahya Zafer Havalimanlarına tarifesiz (charter),
c) İran’dan (a) ve (b) bentlerinde belirtilen havalimanlarına ulaşmak üzere Türkiye’deki diğer havalimanları üzerinden gerçekleştirilen kapalı grup,
uçak seferi ile ülkemize tek başına veya birlikte turist getiren seyahat acentaları yararlandırılır.
(2) İçerisinde en az 100 yolcu ile tarifesiz sefer yapan bir uçağın, yolcularını bu Tebliğde belirtilen havalimanlarından farklı ikisine indirmesi halinde de desteklemeden yararlandırılır.
(3) Seyahat acentasının bir uçakta getirdiği toplam yolcu sayısının, 4 üncü maddede tanımlanan grup sayısından az olması halinde destekten yararlandırılmaz.
(4) Turist getirme niteliği taşımayan hac, umre ve benzeri organizasyonlarla gerçekleştirilen uçak seferleri bu destek kapsamı dışındadır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan 11/1/2016 tarihli ve 2016/8508 sayılı Ülkemize Turist Getiren (A) Grubu Seyahat Acentalarına Destek Sağlanması Hakkında Karara dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını (Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü),
b) Grup: Bir uçakta, en az 11 kişiden oluşan aynı seyahat acentasına ait turist topluluğunu,
c) Havalimanı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün havalimanlarındaki müdürlüklerini,
ç) Havalimanları: Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya, Kütahya Zafer, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarını,
d) Havalimanı Müdürlüğü: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün havalimanlarındaki müdürlüklerini,
e) Havayolu firması: Havalimanları arasında tarifeli ve tarifesiz uçak seferleri ile yolcu taşımacılığı yapan işletmeyi,
f) Hizmet Kuruluşu: 28/8/1996 tarihli ve 22741 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği SHY-22 çerçevesinde faaliyet gösteren yer hizmetleri kuruluşunu,
g) Seyahat Acentası: 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren (A) grubu işletme belgeli seyahat acentasını,
ğ) Tarifeli uçak seferi: Kalkış saatleri ve ücretleri önceden ilan edilen, herkesin kullanımına açık S110 uçuş koduyla belli bir düzende yapılan seferleri,
h) Tarifesiz (charter) uçak seferi: Belirli bir düzene bağlı kalmadan tarifeli seferler dışında N210 ve N211 uçuş koduyla yapılan seferleri,
ı) Tarifesiz (charter) ortak uçuş: İçerisinde birden fazla seyahat acentası yolcusunun bulunduğu uçak seferi,
i) Tarifesiz (charter) tam uçuş: İçerisindeki tüm yolcuların yalnızca bir seyahat acentasına ait olduğu uçak seferi,
j) Tur operatörü: Ülkemize turist gönderen, yurt dışında yerleşik ticari işletmeyi,
k) Turistik uçak seferi: Bu Tebliğ kapsamındaki havalimanlarına, seyahat acentaları tarafından tek başına veya diğer seyahat acentaları ile birlikte içerisinde en az 100 yolcusu bulunan bir uçak ile gerçekleştirilen tarifeli ve tarifesiz (charter) seferi,
ifade eder.
Destek verilecek dönem ve ödeme miktarı
MADDE 5 – (1) 1/4/2016 saat 00.00 (dahil) - 31/5/2016 saat 23.59 (dahil) arasında yerel iniş saatleri esas alınarak, 2 nci maddede belirtildiği şekilde tarifeli ve tarifesiz (charter) turistik uçak seferleriyle turist getiren seyahat acentalarına uçak başına 6.000 ABD Doları destek sağlanır.
(2) Tarifesiz ortak uçuş olması halinde, her bir seyahat acentasına verilecek destek tutarı, o seyahat acentasının getirdiği yolcuların, seyahat acentaları tarafından getirilen toplam yolculara oranı esas alınarak hesaplanır.
(3) Tarifeli bir uçakta bir veya birden fazla seyahat acentası tarafından getirilen turistin bulunması halinde her bir seyahat acentasına verilecek destek tutarı, o seyahat acentalarının getirdiği yolcuların uçaktaki toplam yolculara oranı esas alınarak hesaplanır.
(4) Yolcuları tek bir seyahat acentası tarafından getirilen seferlere ilişkin talepler öncelikle sonuçlandırılır.
Başvuru süresi
MADDE 6 – (1) Seyahat acentaları, 1/4/2016-30/4/2016 tarihleri arasındaki uçuşlara ilişkin en geç 1/8/2016 tarihi mesai bitimine kadar, 1/5/2016-31/5/2016 tarihleri arasındaki uçuşlara ilişkin ise en geç 31/8/2016 tarihi mesai bitimine kadar Bakanlık evrak kaydına giriş yapacak şekilde başvuruda bulunmak zorundadır.
(2) Seyahat acentalarının birinci fıkrada belirtilen süreler dışında yapacakları destekleme başvuruları değerlendirmeye alınmaz.
Başvuruda istenilecek belgeler
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ kapsamında sağlanan destekten yararlanabilmek için aşağıda belirtilen belgelerle Bakanlığa başvuruda bulunulur.
a) Başvuru dilekçesi (Ek-1),
b) Seyahat acentası ile tur operatörü arasındaki sözleşmenin örneği ve sözleşmenin yeminli tercüman onaylı tercümesi,
c) Tarifeli uçuşlarda tur operatörü ile havayolu firması arasındaki grup sözleşmesinin örneği ve sözleşmenin yeminli tercüman onaylı tercümesi,
ç) Tarifesiz uçuşlarda tur operatörü ile havayolu firması arasındaki sözleşme örneği ve sözleşmenin yeminli tercüman onaylı tercümesi,
d) Tarifesiz uçuşlarda aylık hakediş çizelgeleri (Ek-2 ve Ek-3),
e) Taahhütname (Ek-4),
f) Uçuş beyan formları (Ek-5, Ek-6 ve Ek-7),
g) Turizm desteği başvurusu bilgi formu (Ek-8),
ğ) Temsil ve ilzama yetkili kişinin imza sirküleri aslı veya noter onaylı sureti,
h) Bakanlık tarafından gerekli görülmesi halinde talep edilebilecek diğer bilgi ve belgeler.
(2) Seyahat acentalarının, tarifesiz tam uçuşlar, tarifesiz ortak uçuşlar ve tarifeli uçuşlar ile ilgili başvuruları Bakanlığa ayrı dosyalar halinde yapılır. Aynı başvuru dosyası içerisinde birbirinden farklı kategoride uçuş beyanının olması halinde dosya, 8 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamında iade edilir.
Başvuruların değerlendirilmesi
MADDE 8 – (1) 6 ncı maddede belirtilen süreler içerisinde seyahat acentaları tarafından destekleme ödemesinden yararlanmak amacıyla oluşturulan başvuru dosyası Bakanlığa teslim edilir.
(2) Bakanlık tarafından yapılan incelemede, başvurunun usulüne uygun yapılmadığının tespit edilmesi halinde, başvuru dosyası gerekçeleri belirtilerek seyahat acentasına iade edilir.
(3) Başvuru dosyasında, bu Tebliğde belirtilen bilgi ve belgelerden eksiklik tespit edilmesi halinde Bakanlık, eksikliğin 30 gün içerisinde tamamlanması amacıyla seyahat acentasına yazılı bildirimde bulunur. Belirtilen süre içerisinde eksikliği tamamlanmamış başvuru dosyası işlemden kaldırılarak seyahat acentasına iade edilir.
(4) Tarifeli ve tarifesiz ortak uçuşlara ilişkin ödemelerde herhangi bir karışıklığa meydan verilmemesi amacıyla destek başvuruları, o aya ait başvuru süresinin bitiminden itibaren değerlendirilir.
(5) Bakanlık ihtiyaç görmesi halinde, destekleme ödemelerinin değerlendirilmesinde kullanılmak üzere havayolu firmalarından ve ilgili kurumlardan destekleme dönemini kapsayan uçuşlara ilişkin bilgileri isteyebilir.
Ödemelere ilişkin usul ve esaslar
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ kapsamında sağlanacak desteğe ilişkin ödemeler Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır.
(2) Bakanlıkça, yapılan inceleme neticesinde desteklemeden yararlanması uygun görülen seyahat acentasına, takip eden ayın 15’ine kadar ödeme yapılır.
(3) Ödemeler; ibraz edilen belgedeki giderlerin ödeme belgesi tarihindeki Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları listesinde yer alan döviz alış kurları esas alınarak Türk Lirası cinsinden yapılır.
(4) Seyahat acentası, başvuru dosyasının incelenmesini müteakiben Maliye Bakanlığından ve Sosyal Güvenlik Kurumundan alınacak borcu bulunup bulunmadığına ya da borç yeniden yapılandırılmış ise yeniden yapılandırma sözleşmesine uyulduğuna ilişkin belgeyi Bakanlığa ibraz eder.
(5) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinden ve Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan yazılardan, destek ödemesi yapılacak seyahat acentasının borcunun bulunduğunun tespit edilmesi halinde Bakanlık tarafından mahsup işlemi aşağıdaki şekilde yapılır;
a) Ödenecek hak ediş tutarının, borçların tamamını karşılaması halinde, her iki kuruma ilgili tutar gönderilir. Bakiye varsa başvuru sahibi seyahat acentasına ödeme yapılır. Destek başvurusu sonucuna ilişkin bilgi yazısı başvuru sahibi seyahat acentasına gönderilir.
b) Ödenecek hak ediş tutarının borçların tamamını karşılamaması halinde, borç durumunu gösterir belgelerde yer alan tutarların hak edişe orantılanması suretiyle her iki kuruma dağıtım yapılarak gönderilir. Destek başvurusu sonucuna ilişkin bilgi yazısı başvuru sahibi seyahat acentasına gönderilir.
c) Mahsup işlemi gerçekleşmeden önce her iki kurumdan birisi tarafından haciz konulmuşsa, haczi koyan kurumun alacağının tamamı ödenir. Haczedilen tutarın ilgili kuruma gönderilmesinden önce diğer kurum tarafından da haciz konulması halinde, ilk haczi koyan kurumun alacağının tamamı ödenir. Bakiye varsa koyduğu hacze istinaden diğer kuruma gönderilir. Destek başvurusu sonucuna ilişkin bilgi yazısı başvuru sahibi seyahat acentasına gönderilir.
(6) Desteklere ilişkin yapılacak ödemeler, desteklenen seyahat acenta sayısı, uçuş ve yolcu sayısıyla ilgili bilgileri içeren gerçekleşme raporu aylık olarak Maliye Bakanlığına bildirilir.
Denetim ve haksız ödemelerin geri alınması
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yanıltıcı veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge verilmesinden dolayı haksız ödeme yapıldığının tespiti halinde, geri alma işlemi için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
(2) Bu Tebliğ ile belirlenen destekleme ödemelerinden, haksız yere yararlandığı tespit edilen seyahat acentaları ile idari hata sonucu yapılan fazla ödemeyi iade etmeyen seyahat acentalarının işlemleri resen durdurulur ve destekten yararlandırılmaz. Ayrıca bu seyahat acentaları hakkında ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre işlem yapılır.
(3) Bu Tebliğin uygulanmasına ilişkin işlem tesis eden birimler, kendilerine ibraz edilen belgelerin kontrolü ile kendi hazırladıkları veya onayladıkları belgelerden sorumludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek haksız yere ödemeye neden olanlar ile haksız yere ödemelerden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibarıyla gerçek dışı belge düzenleyen ve kullananlar hakkında cezai, hukuki ve idari işlemler yapılır.
(4) Bakanlık, destekleme ödemelerinin denetimini sağlayacak tedbirleri almaya, desteklenecek seyahat acentalarına ilişkin kriterleri belirlemeye, uygulamada ortaya çıkacak ihtilafları haklı ve mücbir sebep halleri de gözetmek suretiyle inceleyip sonuçlandırmaya yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.
ÜLKEMİZE TURİST GETİREN (A) GRUBU SEYAHAT ACENTALARINA
DESTEK SAĞLANMASI HAKKINDA KARARIN UYGULAMA
USUL VE ESASLARINA DAİR TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; 16/4/2003 tarihli ve 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde, turizm sektörünün uluslararası rekabet gücünün korunmasını teminen, havayolu ile ülkemize turist getiren (A) grubu seyahat acentalarına sağlanacak desteğe ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki destekten en az 100 yolcusu bulunan bir uçak ile;
a) Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum havalimanlarına tarifeli ve tarifesiz (charter),
b) İzmir Adnan Menderes ve Kütahya Zafer Havalimanlarına tarifesiz (charter),
c) İran’dan (a) ve (b) bentlerinde belirtilen havalimanlarına ulaşmak üzere Türkiye’deki diğer havalimanları üzerinden gerçekleştirilen kapalı grup,
uçak seferi ile ülkemize tek başına veya birlikte turist getiren seyahat acentaları yararlandırılır.
(2) İçerisinde en az 100 yolcu ile tarifesiz sefer yapan bir uçağın, yolcularını bu Tebliğde belirtilen havalimanlarından farklı ikisine indirmesi halinde de desteklemeden yararlandırılır.
(3) Seyahat acentasının bir uçakta getirdiği toplam yolcu sayısının, 4 üncü maddede tanımlanan grup sayısından az olması halinde destekten yararlandırılmaz.
(4) Turist getirme niteliği taşımayan hac, umre ve benzeri organizasyonlarla gerçekleştirilen uçak seferleri bu destek kapsamı dışındadır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan 11/1/2016 tarihli ve 2016/8508 sayılı Ülkemize Turist Getiren (A) Grubu Seyahat Acentalarına Destek Sağlanması Hakkında Karara dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını (Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü),
b) Grup: Bir uçakta, en az 11 kişiden oluşan aynı seyahat acentasına ait turist topluluğunu,
c) Havalimanı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün havalimanlarındaki müdürlüklerini,
ç) Havalimanları: Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya, Kütahya Zafer, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarını,
d) Havalimanı Müdürlüğü: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün havalimanlarındaki müdürlüklerini,
e) Havayolu firması: Havalimanları arasında tarifeli ve tarifesiz uçak seferleri ile yolcu taşımacılığı yapan işletmeyi,
f) Hizmet Kuruluşu: 28/8/1996 tarihli ve 22741 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği SHY-22 çerçevesinde faaliyet gösteren yer hizmetleri kuruluşunu,
g) Seyahat Acentası: 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren (A) grubu işletme belgeli seyahat acentasını,
ğ) Tarifeli uçak seferi: Kalkış saatleri ve ücretleri önceden ilan edilen, herkesin kullanımına açık S110 uçuş koduyla belli bir düzende yapılan seferleri,
h) Tarifesiz (charter) uçak seferi: Belirli bir düzene bağlı kalmadan tarifeli seferler dışında N210 ve N211 uçuş koduyla yapılan seferleri,
ı) Tarifesiz (charter) ortak uçuş: İçerisinde birden fazla seyahat acentası yolcusunun bulunduğu uçak seferi,
i) Tarifesiz (charter) tam uçuş: İçerisindeki tüm yolcuların yalnızca bir seyahat acentasına ait olduğu uçak seferi,
j) Tur operatörü: Ülkemize turist gönderen, yurt dışında yerleşik ticari işletmeyi,
k) Turistik uçak seferi: Bu Tebliğ kapsamındaki havalimanlarına, seyahat acentaları tarafından tek başına veya diğer seyahat acentaları ile birlikte içerisinde en az 100 yolcusu bulunan bir uçak ile gerçekleştirilen tarifeli ve tarifesiz (charter) seferi,
ifade eder.
Destek verilecek dönem ve ödeme miktarı
MADDE 5 – (1) 1/4/2016 saat 00.00 (dahil) - 31/5/2016 saat 23.59 (dahil) arasında yerel iniş saatleri esas alınarak, 2 nci maddede belirtildiği şekilde tarifeli ve tarifesiz (charter) turistik uçak seferleriyle turist getiren seyahat acentalarına uçak başına 6.000 ABD Doları destek sağlanır.
(2) Tarifesiz ortak uçuş olması halinde, her bir seyahat acentasına verilecek destek tutarı, o seyahat acentasının getirdiği yolcuların, seyahat acentaları tarafından getirilen toplam yolculara oranı esas alınarak hesaplanır.
(3) Tarifeli bir uçakta bir veya birden fazla seyahat acentası tarafından getirilen turistin bulunması halinde her bir seyahat acentasına verilecek destek tutarı, o seyahat acentalarının getirdiği yolcuların uçaktaki toplam yolculara oranı esas alınarak hesaplanır.
(4) Yolcuları tek bir seyahat acentası tarafından getirilen seferlere ilişkin talepler öncelikle sonuçlandırılır.
Başvuru süresi
MADDE 6 – (1) Seyahat acentaları, 1/4/2016-30/4/2016 tarihleri arasındaki uçuşlara ilişkin en geç 1/8/2016 tarihi mesai bitimine kadar, 1/5/2016-31/5/2016 tarihleri arasındaki uçuşlara ilişkin ise en geç 31/8/2016 tarihi mesai bitimine kadar Bakanlık evrak kaydına giriş yapacak şekilde başvuruda bulunmak zorundadır.
(2) Seyahat acentalarının birinci fıkrada belirtilen süreler dışında yapacakları destekleme başvuruları değerlendirmeye alınmaz.
Başvuruda istenilecek belgeler
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ kapsamında sağlanan destekten yararlanabilmek için aşağıda belirtilen belgelerle Bakanlığa başvuruda bulunulur.
a) Başvuru dilekçesi (Ek-1),
b) Seyahat acentası ile tur operatörü arasındaki sözleşmenin örneği ve sözleşmenin yeminli tercüman onaylı tercümesi,
c) Tarifeli uçuşlarda tur operatörü ile havayolu firması arasındaki grup sözleşmesinin örneği ve sözleşmenin yeminli tercüman onaylı tercümesi,
ç) Tarifesiz uçuşlarda tur operatörü ile havayolu firması arasındaki sözleşme örneği ve sözleşmenin yeminli tercüman onaylı tercümesi,
d) Tarifesiz uçuşlarda aylık hakediş çizelgeleri (Ek-2 ve Ek-3),
e) Taahhütname (Ek-4),
f) Uçuş beyan formları (Ek-5, Ek-6 ve Ek-7),
g) Turizm desteği başvurusu bilgi formu (Ek-8),
ğ) Temsil ve ilzama yetkili kişinin imza sirküleri aslı veya noter onaylı sureti,
h) Bakanlık tarafından gerekli görülmesi halinde talep edilebilecek diğer bilgi ve belgeler.
(2) Seyahat acentalarının, tarifesiz tam uçuşlar, tarifesiz ortak uçuşlar ve tarifeli uçuşlar ile ilgili başvuruları Bakanlığa ayrı dosyalar halinde yapılır. Aynı başvuru dosyası içerisinde birbirinden farklı kategoride uçuş beyanının olması halinde dosya, 8 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamında iade edilir.
Başvuruların değerlendirilmesi
MADDE 8 – (1) 6 ncı maddede belirtilen süreler içerisinde seyahat acentaları tarafından destekleme ödemesinden yararlanmak amacıyla oluşturulan başvuru dosyası Bakanlığa teslim edilir.
(2) Bakanlık tarafından yapılan incelemede, başvurunun usulüne uygun yapılmadığının tespit edilmesi halinde, başvuru dosyası gerekçeleri belirtilerek seyahat acentasına iade edilir.
(3) Başvuru dosyasında, bu Tebliğde belirtilen bilgi ve belgelerden eksiklik tespit edilmesi halinde Bakanlık, eksikliğin 30 gün içerisinde tamamlanması amacıyla seyahat acentasına yazılı bildirimde bulunur. Belirtilen süre içerisinde eksikliği tamamlanmamış başvuru dosyası işlemden kaldırılarak seyahat acentasına iade edilir.
(4) Tarifeli ve tarifesiz ortak uçuşlara ilişkin ödemelerde herhangi bir karışıklığa meydan verilmemesi amacıyla destek başvuruları, o aya ait başvuru süresinin bitiminden itibaren değerlendirilir.
(5) Bakanlık ihtiyaç görmesi halinde, destekleme ödemelerinin değerlendirilmesinde kullanılmak üzere havayolu firmalarından ve ilgili kurumlardan destekleme dönemini kapsayan uçuşlara ilişkin bilgileri isteyebilir.
Ödemelere ilişkin usul ve esaslar
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ kapsamında sağlanacak desteğe ilişkin ödemeler Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır.
(2) Bakanlıkça, yapılan inceleme neticesinde desteklemeden yararlanması uygun görülen seyahat acentasına, takip eden ayın 15’ine kadar ödeme yapılır.
(3) Ödemeler; ibraz edilen belgedeki giderlerin ödeme belgesi tarihindeki Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları listesinde yer alan döviz alış kurları esas alınarak Türk Lirası cinsinden yapılır.
(4) Seyahat acentası, başvuru dosyasının incelenmesini müteakiben Maliye Bakanlığından ve Sosyal Güvenlik Kurumundan alınacak borcu bulunup bulunmadığına ya da borç yeniden yapılandırılmış ise yeniden yapılandırma sözleşmesine uyulduğuna ilişkin belgeyi Bakanlığa ibraz eder.
(5) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinden ve Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan yazılardan, destek ödemesi yapılacak seyahat acentasının borcunun bulunduğunun tespit edilmesi halinde Bakanlık tarafından mahsup işlemi aşağıdaki şekilde yapılır;
a) Ödenecek hak ediş tutarının, borçların tamamını karşılaması halinde, her iki kuruma ilgili tutar gönderilir. Bakiye varsa başvuru sahibi seyahat acentasına ödeme yapılır. Destek başvurusu sonucuna ilişkin bilgi yazısı başvuru sahibi seyahat acentasına gönderilir.
b) Ödenecek hak ediş tutarının borçların tamamını karşılamaması halinde, borç durumunu gösterir belgelerde yer alan tutarların hak edişe orantılanması suretiyle her iki kuruma dağıtım yapılarak gönderilir. Destek başvurusu sonucuna ilişkin bilgi yazısı başvuru sahibi seyahat acentasına gönderilir.
c) Mahsup işlemi gerçekleşmeden önce her iki kurumdan birisi tarafından haciz konulmuşsa, haczi koyan kurumun alacağının tamamı ödenir. Haczedilen tutarın ilgili kuruma gönderilmesinden önce diğer kurum tarafından da haciz konulması halinde, ilk haczi koyan kurumun alacağının tamamı ödenir. Bakiye varsa koyduğu hacze istinaden diğer kuruma gönderilir. Destek başvurusu sonucuna ilişkin bilgi yazısı başvuru sahibi seyahat acentasına gönderilir.
(6) Desteklere ilişkin yapılacak ödemeler, desteklenen seyahat acenta sayısı, uçuş ve yolcu sayısıyla ilgili bilgileri içeren gerçekleşme raporu aylık olarak Maliye Bakanlığına bildirilir.
Denetim ve haksız ödemelerin geri alınması
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yanıltıcı veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge verilmesinden dolayı haksız ödeme yapıldığının tespiti halinde, geri alma işlemi için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
(2) Bu Tebliğ ile belirlenen destekleme ödemelerinden, haksız yere yararlandığı tespit edilen seyahat acentaları ile idari hata sonucu yapılan fazla ödemeyi iade etmeyen seyahat acentalarının işlemleri resen durdurulur ve destekten yararlandırılmaz. Ayrıca bu seyahat acentaları hakkında ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre işlem yapılır.
(3) Bu Tebliğin uygulanmasına ilişkin işlem tesis eden birimler, kendilerine ibraz edilen belgelerin kontrolü ile kendi hazırladıkları veya onayladıkları belgelerden sorumludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek haksız yere ödemeye neden olanlar ile haksız yere ödemelerden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibarıyla gerçek dışı belge düzenleyen ve kullananlar hakkında cezai, hukuki ve idari işlemler yapılır.
(4) Bakanlık, destekleme ödemelerinin denetimini sağlayacak tedbirleri almaya, desteklenecek seyahat acentalarına ilişkin kriterleri belirlemeye, uygulamada ortaya çıkacak ihtilafları haklı ve mücbir sebep halleri de gözetmek suretiyle inceleyip sonuçlandırmaya yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.
2 Nisan 2016 Cumartesi
İMALATÇI FİRMALARIN DİKKATİNE ....GERİ ÖDEMESİZ 300.000 GERİ ÖDEMELİ 500,000 TOPLAM :800.000
Proje Teklif Çağrılarına, İmalat Sanayinin Yüksek-Orta Yüksek ve Düşük-Orta Düşük Teknoloji Düzeyinde Faaliyet Gösteren İşletmeler başvuruda bulunabilecekler.
KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı kapsamında ilan edilen Proje Teklif Çağrılarına yönelik proje hazırlayan KOBİ’ler, Kurul tarafından yapılan değerlendirmede destekleme kararı verilmesi durumunda destek alma hakkını kazanacak.
Proje Teklif Çağrıları için ülke genelinde İmalat Sanayinin bütün sektörleri proje başvurusunda bulunabilecek,
3. 4. 5. ve 6. Bölgelerde İmalat Sanayinin sadece düşük-orta düşük teknoloji düzeylerindeki sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’ler proje başvurusunda bulunabilecek,
İmalat Sanayi KOBİ’lerine, proje kapsamında yerli makine-teçhizat alması durumunda % 15 oranında ekstra destek verilecek,
-Başvuru Tarihi
Başvurular 1 Nisan–6 Mayıs 2016 tarihleri arasında elektronik ortamda yapılacak. Başvuru şartları ve diğer hususlar ekte yer alan Proje Teklif Çağrılarında belirlenmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



