|
Sayfalar
- kanunlar
- güncel
- Şirketler
- anonim şti
- limidet şti
- BA/BS
- hisse devri
- tasfiye
- iflas/haciz
- çek
- kurumlar
- gelir vergisi-gerçek
- adi ortaklık
- Sirküler
- fatura
- vergi
- kdv
- ötv
- vuk
- ttk
- m.t.v
- inşaat
- serbest bölge
- özelge
- mesleki
- sgk
- SGK genelgeler
- bağkur
- emeklilik
- memur
- yabancı işçi
- işçi
- İŞKUR
- yurtdışı boçlanma
- gayrimenkul
- tebliğ
- Dernek/Vakıf
- kaçakçılık
- kat mülkiyeti
- Ticaret Odası
- Tacir
- GİB
- Teşvik-destek
- koskep
- AATUHK /6183
- Gümrük bakanlığı/ Dış Ticaret
- Bankalar
- Kefil-kefalet
- İhale
- kooparatif
- Ticari defter
- gider vergileri
- çalışma ve sosyal güvenlik
- ekonomi
- sanayi sicil
- Vergi Davaları Dilekçeler
- muhtasar
- uzlaştırma
- Arabuluculuk
12 Nisan 2019 Cuma
ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ (I) SAYILI LİSTE UYGULAMA GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 6)
28 Mart 2019 Perşembe
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 26)
MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin
(III/C-2.4.) bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“2.5.
İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticaretiyle İştigal Eden Mükelleflerin Binek
Otomobil Alımlarında KDV İndirimi
22/3/2019
tarihli ve 30722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 21/3/2019 tarihli ve 845
sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, ikinci el motorlu kara taşıtı
ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce %18 KDV oranı uygulanarak satın alınan
binek otomobillerinin tesliminde KDV oranının %18 olarak uygulanmasına karar
verilmiştir.
Buna göre,
söz konusu Kararın yürürlüğe girdiği 22/3/2019 tarihinden itibaren
ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce;
- %1 KDV
oranı uygulanarak satın alınan binek otomobillerinin tesliminde %1,
- %18 KDV
oranı uygulanarak satın alınan binek otomobillerinin tesliminde %18
KDV oranı
uygulanacaktır.
3065 sayılı
Kanunun (29/5) maddesine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi indirimi
uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi
muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak
gidermeye ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir.
Bu yetkiye
dayanılarak, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik
kapsamında ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükellefler
tarafından alım-satıma konu edilen binek otomobillerinin alış belgelerinde
gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılması 22/3/2019 tarihi itibarıyla uygun
görülmüştür.
Buna göre,
İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında
ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükellefler, 22/3/2019 tarihinden
sonra alım-satıma konu etmek üzere satın aldıkları binek otomobillerinin alış
belgelerinde gösterilen KDV’yi indirebilirler.
Diğer
taraftan, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden
mükelleflerce 22/3/2019 tarihinden önce alım-satıma konu etmek üzere
satın alınan, ancak 22/3/2019 tarihi itibarıyla henüz satılmamış olup, ticari
mal stoklarında bulunan binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen ve
daha önce indirim konusu yapılamayan KDV tutarlarının, bu araçların teslim
edildiği döneme ilişkin KDV beyannamesinde indirim konusu yapılması uygun
görülmüştür. Ancak, söz konusu binek otomobillerin daha önce maliyetine dahil edilen
KDV tutarlarına ilişkin kayıtların düzeltilmesi gerektiği tabiidir.
İkinci el
motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükelleflerin alım-satım amacı
dışında satın aldıkları ve işletmede kullandıkları binek otomobillerinin alış
belgelerinde gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı tabiidir.
İkinci el
motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, İkinci El Motorlu Kara
Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki
belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara
taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış
olanlar, anılan Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile
sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, bu kapsamda işlem yapabilirler.”
MADDE 2
– Bu Tebliğ, 22/3/2019 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3
– Bu Tebliğ
hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
17 Mart 2019 Pazar
01/06/2018 TARİHİNDEN İTİBAREN GALERİCİLERİN DÜZENLEYECEĞİ FATURA ÖRNEĞİ
İkinci El Araç Alım Satımı faaliyetinde bulunanlar araç alıp sattıklarında artık satılan tutarı değil, alım ile satım arasındaki farkı matrah olarak alacaklardır.
Örneğin; vergi mükellefi olmayan bir kişiden 35.000 TL’ye araba alıp, 45.000 TL’ye satmış iseniz, vergi matrahı 10.000 TL olacaktır. Bu matrahtan KDV hesaplanırken binek otomobiller için %1, diğerleri için %18 KDV hesaplanması gerekmektedir.
Buse YILDIZ...
Buse YILDIZ...
MALİ MÜŞAVİRİN SİGORTALI OLARAK ÇALIŞMASI 6 AY GEÇİCİ OLARAK MESLEKİ FAALİYETTEN ALIKOYMA CEZASI VERİLMESİ
9. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/1385
KARAR NO : 2015/504
DAVACI :
VEKİLİ : AV. BATUR GÖKMEN
DAVALILAR : 1- MALİYE BAKANLIĞI
VEKİLLERİ : AV. MERAL PURTUL - AV. GÜLŞEN KÖSE
2- TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ
MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ / ANKARA
VEKİLLERİ : AV. İBRAHİM OKÇU - AV. Z. NUR İNAL (Aynı
yerde)
3- MUĞLA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI /
MUĞLA
DAVANIN ÖZETİ :
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı hakkında sigortalı olarak
çalıştığının tespit edildiğinden bahisle 6 ay geçici olarak mesleki faaliyetten
alıkoyma cezası verilmesine dair Muğla Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
Disiplin Kurulu kararına karşı yapılan itirazı reddeden TÜRMOB Disiplin Kurulu
kararının onaylanmasına ilişkin 22.05.2013 tarihli Maliye Bakanlığı işleminin;
3568 sayılı Kanun'un 45'inci maddesi uyarınca serbest muhasebeci mali
müşavirlerin unvanlarını kullanmadan ikinci bir işte hizmet akdi ile
çalışmalarının önünde hukuki bir engelin bulunmadığı, yapılan işlemin hukuka
aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
MALİYE BAKANLIĞI'NIN
SAVUNMASININ ÖZETİ : Dava süresinde açılmadığından davanın süre yönünden
reddine karar verilmesi gerektiği, davacının serbest muhasebeci olarak görev
yaptığı sırada aynı zamanda bir işyerine bağlı sigortalı olarak çalıştığının
tespiti üzerine ilgili mevzuat hükümleri uyarınca hakkında tesis edilen işlemde
hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği
savunulmaktadır.
TÜRMOB SAVUNMASININ
ÖZETİ : Davacının serbest muhasebeci olarak görev yaptığı sırada aynı
zamanda bir işyerine bağlı sigortalı olarak çalıştığının tespiti üzerine Muğla
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasınca verilen cezanın uygun olduğuna
ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi
gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce gereği görüşüldü:
Dava; Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı hakkında
sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiğinden bahisle 6 ay geçici olarak
mesleki faaliyetten alıkoyma cezası verilmesine dair Muğla Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararına karşı yapılan itirazı reddeden
TÜRMOB Disiplin Kurulu kararının onaylanmasına ilişkin 22.05.2013 tarihli
Maliye Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun; 2'nci maddesinde, "A)
Muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu:
Gerçek ve
tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;
a) Genel
kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince,
defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer
belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak.
b) Muhasebe
sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat
ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda
müşavirlik yapmak.
c)
Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil,
denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş
vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri
işleri yapmak.
Yukarıda
sayılan işleri; bir işyerine bağlı olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci mali
müşavir denir." hükmü yer almış, 26'ncı maddesinde, Oda Disiplin
Kurulunun; Oda Yönetim Kurulunun disiplin soruşturması açılması kararı üzerine
üyeler hakkında disiplin soruşturması yaparak disiplinle ilgili kararları ve
cezaları vermek ve Kanunla verilen diğer yetkileri kullanmakla görevli olduğu,
38'inci maddesinde, Birlik Disiplin Kurulunun, Oda Disiplin kurullarının
kararlarına karşı yapılacak itirazları incelemek ve bu konularda gerekli
kararları vermekle görevli olduğu ve Birlik Disiplin Kurulunun itirazların
reddine ait kararlarının Maliye Bakanlığının tasdiki ile kesinleştiği
belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 45.maddesinde ise; “Serbest muhasebeciler,
serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise
bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2.maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla
gerçek ve tüzelkişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi
ile çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslekle ve meslek onuru ile
bağdaşmayan işlerle uğraşamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
03.01.1990 günlü, 20391 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe konulan “Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Malî Müşavir ve
Yeminli Malî Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in
“Hizmet Akdi ve Çalışamama” başlıklı 44.maddesinde; “Serbest muhasebeciler,
serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzel
kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile
çalışamazlar.” kuralı bulunmaktadır.
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 50.maddesi hükmüne dayanılarak
hazırlanan, 31.10.2000 günlü, 24216 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren “Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve
Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği”nin 7.maddesinin (b) bendi,
Çalışanlar listesinde kayıtlı bulunan meslek mensuplarınca sahip olunan unvanla
kanunun 2.maddesinde yer alan işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel
kişilere bağlı ve onların işyerlerine bağımlı olarak açık veya gizli hizmet
sözleşmesi ile çalışmasının, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma
cezasını gerektirdiği şeklindedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 16.09.2009 tarihinden
itibaren Muğla Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'na kayıtlı olarak
bağımsız SMMM faaliyetini yürüttüğü, 13.09.2011 tarihli bir şikayet dilekçesine
istinaden yapılan inceleme sonucu, davacının meslek ruhsatını aldıktan ve
çalışanlar listesine kaydolduktan sonra da hizmet akdi ile çalışmaya devam ettiğinin
tespit edildiğinden bahisle davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması
sonucunda Muğla Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu'nun
15.05.2012 tarihli ve 034 sayılı kararıyla Disiplin Yönetmeliği'nin 7/b maddesi
uyarınca "6 ay geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası
verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine TÜRMOB Disiplin Kurulu'nun 20.09.2012
tarihli ve 2012/K-5445/941 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği ve
bu kararın Maliye Bakanlığı'nın 22.05.2013 tarihli işlemiyle onanarak
kesinleşmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı
anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; her ne
kadar davacının 24.09.2001 - 30.09.2011 tarihleri arasında bir işverene hizmet
akdiyle bağlı ve SSK'lı olarak çalıştığı ve meslek ruhsatını alarak çalışanlar
listesine kaydolduktan sonra da hizmet akdi ile çalışmaya devam ettiği
hususları sabit ise de, dava konusu işlemin
dayanağını teşkil eden yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri
birlikte değerlendirildiğinde, serbest
muhasebeci mali müşavirlerin bu unvan ve tasdik yetkilerine ilişkin olarak
gerçek ve tüzel kişilere tabi hizmet akdiyle çalışmalarının yasaklandığı, bir
başka anlatımla, serbest muhasebeci mali müşavir unvanını kullanmadan bir başka
gerçek veya tüzel kişiye tabi olarak hizmet akdiyle çalışmasının önünde yasal
yönden bir engel bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka
uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda
dökümü yapılan 201,95 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya
verilmesine, AAÜT uyarınca belirlenen 750,00 TL avukatlık ücretinin davalı
idareden alınarak davacı vekiline verilmesine, artan posta ücretinin kararın
kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden
itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz yolu açık
olmak üzere, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
26 Şubat 2019 Salı
BANKALARIN KREDİ İŞLEMLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 –
1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların Kredi
İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 12/A maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Konut
edinmeleri ve konut tadilatı kapsamında konutun 22/11/2001 tarihli ve 4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 684 üncü maddesinde düzenlenen bütünleyici parçası
niteliğini haiz olacak şekilde mal veya hizmet alımı amacıyla tüketicilere
kullandırılan krediler,
konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere
kiralanması, diğer gayrimenkul alımı amaçlı krediler, eğitim ve öğrenim
ücretinin finansmanı amacıyla kullandırılacak krediler ve kamu kurum ve
kuruluşlarına olan borçların finansmanı amacıyla doğrudan ilgili kurum veya
kuruluşun hesabına ödeme yapılmak şartıyla kullandırılan krediler ile bu
kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kullandırılan krediler hariç olmak
üzere,
tüketici kredilerinin vadesi altmış ayı, nihai fatura değeri yüz yirmi
bin Türk Lirası ve altında olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerin
vadesi altmış ayı,
nihai fatura değeri yüz yirmi bin Türk Lirasının üzerinde
olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan krediler ile taşıt teminatlı kredilerin
vadesi kırk sekiz ayı,
bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin
vadesi on iki ayı, tablet alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altı
ayı,
fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasına kadar olan cep telefonu alımı amacıyla
kullandırılan kredilerin vadesi on iki ayı, fiyatı üç bin beş yüz Türk
Lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin
vadesi altı ayı aşamaz.
Bu kredilerin yeniden yapılandırılmasında aynı vadeler
uygulanır.”
MADDE 2 –
Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ
MADDE 7 – (1) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce kullandırılan ihtiyaç
kredilerinin borç bakiyeleri borçlu tarafından talep edilmesi durumunda en
fazla altmış ay ile sınırlı olmak üzere yeniden yapılandırılabilir.”
MADDE 3 – Bu
Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu
Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı
yürütür.
22 Şubat 2019 Cuma
7166 SOSYAL HİZMETLER KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
MADDE 1 – 24/5/1983 tarihli
ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci
maddesi uyarınca Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri
hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına
dâhil edilmez.”
MADDE 2 – 2828 sayılı
Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 17- Ek 7 nci maddeye göre evde
bakım yardımı almakta iken 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca 2018
yılında ödenen bayram ikramiyeleri nedeniyle hane içinde kişi başına düşen
ortalama aylık gelir şartının aşılması hâlinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihe kadar evde bakım yardımı henüz kesilmemiş olanların yardımları
kesilmeksizin ödenmeye devam olunur, kesilmiş olanların yardımları kesildiği
tarih itibarıyla tekrar başlatılır ve kesilen döneme ilişkin ödenmeyen yardım
tutarları defaten kendilerine ödenir.”
MADDE 3 – 9/8/1983 tarihli
ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere
aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Geri kazanım katılım payları ürünün piyasaya
sürüldüğü/ithal edildiği tarihi takip eden ayın yirmi dördüncü günü sonuna
kadar ilgililerin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi
dairesine, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar tarafından
ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenecek vergi dairesine beyan
edilerek aynı ayın sonuna kadar ödenir. Katılım payının süresinde beyan
edilmediğinin veya eksik beyan edildiğinin tespiti halinde beyan edilmeyen veya
eksik beyan edilen katılım payının bir ay içinde ödenmesi gerektiği ilgiliye
tebliğ edilir.
Süresinde beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen katılım payının
beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre
hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanarak aynı Kanuna göre tahsil
edilir. Bu madde kapsamında tahsil edilen tutarlar genel bütçeye gelir
kaydedilir.”
“Hazine ve Maliye Bakanlığı, geri kazanım katılım payının
beyan ve ödeme sürelerini kanuni süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde
yeniden belirlemeye yetkilidir.
Geri kazanım katılım payı beyannamelerinin verilme
sürelerini; kapsama girenlerin sektörleri, gayrisafi iş hasılatları,
istihdam edilen işçi sayıları dikkate alınarak il ve ilçe sınırları itibarıyla
ayrı ayrı veya birlikte aylık, üç aylık veya altı aylık dönemler
halinde tespit etmeye; beyannamelerin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye,
beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine zorunluluk getirmeye, bu
beyannamelerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak
gönderilmesi hususunda izin vermeye, bu kişileri aracı kılmaya veya zorunlu
tutmaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye, Bakanlığın görüşünü
alarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 4 – 2872 sayılı
Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 4- Ek 11 inci maddenin ikinci fıkrası
uyarınca 2019 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin verilmesi gereken
beyannameler 24/4/2019 tarihine (bu tarih dâhil) kadar verilir ve bu
beyanlar üzerine ödenmesi gereken geri kazanım katılım payları 30/4/2019 tarihi
mesai saati bitimine kadar ödenir.”
MADDE 5 – 13/10/1983 tarihli
ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı cümle maddeye
birinci fıkrasından sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak eklenmiştir.
MADDE 6 – (1) 27/7/1967 tarihli
ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 113 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “üç yıl” ibaresi “altı yıl” şeklinde
değiştirilmiş, Kanunun ek geçici 98 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce tabi oldukları
yükümlülük sürelerini tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan pilot
subaylar, uçuş için gerekli şartları sağlamaları ve haklarında yaptırılacak
güvenlik soruşturmalarının olumlu olması kaydıyla ihtiyaç duyulan hava aracı
tiplerinde ilgili Kuvvet Komutanının teklifi ve Milli Savunma Bakanının onayı
ile halihazırda 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde
pilotlar için belirlenen yükümlülük süresini tamamlamaları için yeniden
subay nasbedilirler. Bunların emsallerinin bulunduğu rütbelere terfi
işlemleri, 38 inci maddede belirtilen rütbe terfi şartları ve esasları
aranmaksızın derhal yapılarak nasıpları emsalleri tarihine götürülür. Atanan
pilot subayların dışarıda geçirdikleri süreler rütbe bekleme süresinden, uçuş
süreleri ise uçuş hizmet süresinden sayılır.”
“Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde
hükümlerine göre yeniden subay nasbedilenler için yükümlülük süresi,
113 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde pilotlar için belirlenen
süredir.”
(2) 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil
Havacılık Kanununun 98 inci maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan uçuculardan,
kendi mevzuatlarında belirtilen mecburi hizmet sürelerini tamamlamadan sağlık
durumları hariç olmak üzere bir mahkeme veya disiplin kurulu kararına
dayanılarak ilişiği kesilenler, istifa edenler veya müstafi sayılanlar kalan
mecburi hizmet süresi dolmadan yeterlik belgesinin sağladığı yetki ve
imtiyazları kullanamazlar.”
MADDE 7 – 25/10/1984 tarihli
ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (n) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“n) 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri
Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç
olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi (Bu bent hükmünün
uygulanmasında, bu maddenin ikinci fıkrasında belirlenen had uygulanmaz.),”
MADDE 8 – 25/8/1999 tarihli
ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 19 uncu maddesine son
fıkrasından önce gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“1/2/2019 ila 30/4/2019 tarihleri arasında iş yerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları/döneminde aylık prim ve hizmet
belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta
kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı
sayısına ilave olarak işe alınanların, iş sözleşmesinin işveren tarafından
haklı nedenlerle feshedilmesi hariç olmak üzere, işe alındıkları tarihten
itibaren dokuz aylık sürede iş sözleşmesi feshedilmek sizin çalıştırılmaları
halinde bu maddede belirtilen prim desteği ile birlikte işe alındıkları ay dâhil
üç aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı
sonucu bulunacak tutar Fondan karşılanmak üzere işverene destek olarak ayrıca
sağlanır.
Bu fıkra kapsamında işverene sağlanan ücret desteği işverenin Sosyal
Güvenlik Kurumuna olan borçlarına mahsup edilir, ancak işverene ödenmez.”
MADDE 9 – 6/6/2002 tarihli
ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin
ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “indirmeye %25’e kadar artırmaya,”
ibaresi “indirmeye; 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı mallar için %50’ye,
diğer mallar için %25’e kadar artırmaya; 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı
mallar için belirlenen oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve
üst sınırlarını dörtte birine kadar indirmeye, dört katına kadar artırmaya,”
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 10 – 4760 sayılı
Kanuna ekli (IV) sayılı listenin 8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı sırası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“
|
8517.12.00.00.11
|
Alıcısı bulunan verici portatif (Cellular)
telsiz telefon cihazları
- Özel tüketim vergisi matrahı 1.200 TL’yi aşmayanlar
- Özel tüketim vergisi matrahı 1.200 TL’yi aşıp, 2.400
TL’yi aşmayanlar
- Diğerleri
|
25
25
25
|
|
”
MADDE 11 – 22/5/2003 tarihli
ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan
işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri
kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait iş yerlerinde 11/9/2014 tarihinden
sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan
kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü
alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt
işverenlere rücu edilmez.”
MADDE 12 – 4857 sayılı
Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 9- Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla
kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek
üzere yürütülen davalarda, 112 nci maddenin altıncı fıkrası
kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar
verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti
taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde rücu edilmeyecek kısma
ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile
vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt
işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt
işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş
tutarlar iade edilmez.”
MADDE 13 – 4/12/2003 tarihli
ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve altıncı fıkrasında yer
alan “lisansı sahipleri ile serbest kullanıcıların” ibaresi “lisansı
sahiplerinin” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 14 – 3/7/2005 tarihli
ve 5393 sayılı Belediye Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 11- Konusu suç teşkil etmemek kaydıyla, bu
maddenin yürürlük tarihine kadar personelinin çocukları için kreş ve gündüz
bakımevi hizmetini bütçesinden hizmet alımı yoluyla karşılamış olan
belediyeler, büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşlarının yetkili ve görevli
personeli hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlamış
olanlar işlemden kaldırılır.”
MADDE 15 – 13/2/2011 tarihli
ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 12 nci maddesinin
birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “1/1/2019” ibaresi “1/1/2020”
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 16 – 20/6/2012 tarihli
ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun geçici 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “1/1/2020 tarihine kadar” ve “1/1/2019 tarihine
kadar” ibareleri “38 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı
alt bendinde yer alan yürürlük tarihine kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 17 – 23/2/2017 tarihli
ve 6824 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 2- (1) Tarımsal üretime devam etmeleri
şartıyla; T.C. Ziraat Bankası A.Ş. (Banka) ve Tarım Kredi Kooperatifleri
tarafından kullandırılan tarımsal kredi alacaklarından 31/12/2018 tarihi
itibarıyla tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarılanlar ile borçları
çeşitli afetler nedeniyle ilgili mevzuat kapsamında ertelenmiş olan borçlular,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar
banka/kooperatife başvuruda bulunulması kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesinden,
ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen hükümler de dikkate alınmak suretiyle
yararlandırılır.
(2) Bu madde kapsamında yapılacak kredi borçlarının
yapılandırılmasında, bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri ile sekizinci fıkrasının (b) bendinde yer alan %11 oranı %15, %5 oranı
%10, birinci fıkrasının (b) bendinde ve üçüncü fıkrasında yer alan 2017 yılı
2019 yılı, 2018 yılı 2020 yılı, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarında yer alan
yürürlük tarihi bu maddenin yürürlük tarihi olarak uygulanır.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanunun
1 inci maddesi uyarınca yapılandırılan ve ödemeleri hâlihazırda devam eden
krediler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, başvurulması halinde bu
kredi borçları hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.”
MADDE 18 – Bu Kanunun;
a) 15 inci maddesi 1/1/2019 tarihinden itibaren
uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 19 – Bu Kanun
hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
21/02/2019
21 Şubat 2019 Perşembe
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 24)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






