8 Nisan 2017 Cumartesi

YURT DIŞINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FUAR KATILIMLARININ DESTEKLENMESİ

Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulunca;
Ekonomi Bakanlığının 20/02/2017 tarihli ve E. 17639 sayılı yazısı ile İhracata Yönelik Devlet Destekleri Değerlendirme Komitesinin 10/02/2017 tarihli ve 17 No’lu Toplantısının 1 inci Gündem maddesiyle ilgili olarak aldığı Karar dikkate alınarak; 94/6401 sayılı İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararına istinaden hazırlanan ekli “Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar”ın kabulüne, karar verilmiştir.
YURT DIŞINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FUAR KATILIMLARININ DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN KARAR
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Karar İle katılımcıların yurt dışında gerçekleştirdikleri fuar iştiraklerinin ve organizatörler tarafından yapılan tanıtım harcamalarının desteklenmesi suretiyle, Türk ihraç ürünlerinin dış pazarlarda tanıtılması ve ihracatın artırılmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Karar kapsamındaki desteklerden Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulmuş, ihracatçı birliğine üye şirket ile Türkiye’de yerleşik üretici/imalatçı organizasyonları yararlandırılır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Karar, 27/12/1994 tarih ve 94/6401 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe konulan “İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı”na istinaden hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Karar’da geçen;
a) Bakanlık: Ekonomi Bakanlığı’nı,
b) Organizatör: 2010/5 sayılı Yurt Dışında Fuar Düzenlenmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Tebliğ çerçevesinde, Bakanlık tarafından adlarına geçici belge veya belge düzenlenmiş, yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirme yetkisi verilen firma veya kuruluşları,
c) Katılımcı: Bu Karar kapsamındaki yurt dışı fuar organizasyonlarına veya Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenerek ilan edilen ve yurt dışında düzenlenen desteklenecek sektörel nitelikteki uluslararası fuarlar listesinde yer alan fuarlara katılım sağlayan Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulmuş, ihracatçı birliğine üye şirket ile Türkiye’de yerleşik üretici/imalatçı organizasyonunu,
ç) Üretici/İmalatçı Organizasyonu: Aynı üretim dalında faaliyette bulunan üretici ve imalatçı şirketleri bir araya getiren ve temsil eden sektörel örgütlenmeleri (tanıtım grupları, federasyon, birlik, demek) İle İhracatçı Birliklerini,
d) Yurt Dışı Fuar Organizasyonu: Türk ihraç ürünlerinin tanıtılması ve pazarlanması amacıyla Bakanlık tarafından görevlendirilen organizatör koordinatörlüğünde yurt dışında düzenlenen; Türk İhraç Ürünleri Fuarı, Sektörel Türk İhraç Ürünleri Fuarı, Yabancı Firma Katılımlı Sektörel Fuar ve Milli Katılım organizasyonunu,
e) Milli Katılım: Yurt dışında düzenlenen genel veya sektörel nitelikteki uluslararası fuarlara Türk firmalarının Bakanlık tarafından görevlendirilen organizatör koordinatörlüğünde gerçekleştirdiği toplu katılımları,
f) Türk İhraç Ürünleri Fuarı: Organizatörlerce yalnızca Türk ihraç ürünlerinin tanıtımı amacıyla düzenlenen yurt dışı fuarları,
g) Sektörel Türk İhraç Ürünleri Fuarı: Organizatörlerce yalnızca sektörel Türk ihraç ürünlerinin tanıtımı amacıyla düzenlenen yurt dışı fuarları,
ğ) Yabancı Firma Katılımlı Sektörel Fuar: Organizatörlerce düzenlenen ve katılımcıların yanı sıra yabancı katılımcılarla gerçekleştirilen sektörel nitelikli yurt dışı fuarları,
h) Bireysel Katılım: İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinden gelen taleplere istinaden veya re’sen Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenerek Bakanlık resmi web sayfasında ilan edilen ve yurt dışında düzenlenen desteklenecek sektörel nitelikteki uluslararası fuarlar listesinde yer alan fuarlara katılımcıların doğrudan katılımlarını,
ı) Desteğe Esas Tutar: Bakanlık (İhracat Genel Müdürlüğü) tarafından belirlenerek Bakanlık resmi web sayfasında ilan edilen; yer kirası, nakliye, ulaşım ve standa ilişkin giderlere karşılık olarak katılımcıya metrekare bazında ödenecek bedeli,
i) Genelge: Bu Karar’ın Uygulama Usul ve Esasları Genelgesini, ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Destek Kapsamı
Fuar Katılımlarının Desteklenmesi
MADDE 5 – (1) Katılımcılar tarafından yurt dışı fuar organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen fuar katılımları ve bireysel katılımlar, katılımcının stand alanının metrekare cinsinden büyüklüğü dikkate alınmak suretiyle desteklenir.
(2) Söz konusu desteğe esas tutar, yurt dışı fuar organizasyonlarında her fuar için ayrı ayrı belirlenir. Bireysel katılımı desteklenen sektörel nitelikteki uluslararası fuarlarda İse her fuar için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi ülke ve/veya sektör bazında da belirlenebilir.
Yurt Dışı Fuar Organizasyonlarına İlişkin Organizatör Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi
MADDE 6 – (1) Bakanlıkça görevlendirilen organizatörlerin, yurt dışı fuar
organizasyonuna yönelik olarak Türk ihraç ürünlerinin, sektörlerin, katılımcıların veya yurt dışı fuar organizasyonunun tanıtımı amacıyla yurt dışında gerçekleştirdikleri tanıtım faaliyetlerinden Genelge’de belirlenenlere ilişkin yapmış oldukları harcamalar %75 oranında desteklenir, Destek tutarı yurt dışı fuarın genel nitelikli olması halinde 320.000 Türk Lirasını, sektörel nitelikli olması halinde ise 500.000 Türk Lirasını geçemez.
(2) Sektörel nitelikli fuarlarda, Bakanlığa (İhracat Genel Müdürlüğü) sunulacak tanıtım projesine verilecek ön uygunluğa istinaden, birinci fıkrada belirtilen 500.000 Türk Lirası destek tutarına ilaveten; proje kapsamında yapılacak harcamalarının %75’i 320.000 Türk Lirasını geçmemek üzere desteklenir.
(3) Bakanlıkça yayınlanan yurt dışı fuar organizasyonları listesinde bulunan fuarlar arasından Bakanlık (İhracat Genel Müdürlüğü) tarafından belirlenen yurt dışı fuar organizasyonlarında organizatör tarafından oluşturulan “Türkiye Markası” standlarına ilişkin yer kirası, stand kurulumu, nakliye ve organizasyon giderlerine ilişkin harcamalar bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında desteklenir. “Türkiye Markası” standlarına ilişkin projelerin Bakanlık (İhracat Genel Müdürlüğü) tarafından fuar öncesinde onaylanması gerekir.
Destek Üst Limitleri
MADDE 7 – (1) Katılımcıya fuar bazında ödenecek destek tutarı, yurt dışı fuarın genel nitelikli olması halinde 50.000 Türk Lirasını; sektörel nitelikli olması halinde 75.000 Türk Lirasını; Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenen prestijli fuarlardan biri olması halinde 250.000 Türk Lirasını geçemez.
(2) Desteğe esas tutar, fuar ve/veya ülke ve/veya sektör bazında metrekare başına belirlenen yaklaşık toplam maliyetin %50’sini, Bakanlıkça belirlenen hedef ülkelerde ise %70’ini geçemez.
(3) Katılımcı bir takvim yılı içinde en fazla 2 (iki) defaya mahsus olmak üzere Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenen fuarlar için prestijli fuar katılımı desteğinden yararlanabilir.
MADDE 8 – (1) Bu Karar kapsamında yer alan destek üst limitleri her takvim yılı başında (TÜFE + Yİ-ÜFE)/2 oranında güncellenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Uygulama
MADDE 9 – (1) Bu Karar kapsamında, destek başvurularını sonuçlandırmaya yönelik istenen bilgi, belge ve uygulamaya dair diğer hususlar Bakanlıkça düzenlenecek Genelge ile belirlenir.
Müeyyide
MADDE 10 – (1) Bu Karar kapsamında katılımcıya veya organizatöre haksız ve/veya yersiz ödeme yapıldığının tespiti halinde, geri alma işlemi için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Yetki
MADDE 11 – (1) Bu Karar’da düzenlenen hususlara ilişkin uygulama usul ve esaslarını belirlemeye, uygulamaya ilişkin talimatlar vermeye, uygulamada ortaya çıkacak mücbir sebep, özel ve zorunlu durumlar İle ihtilafları inceleyip sonuçlandırmaya, gerekli görülmesi durumunda destek oranlarını ve üst limitlerini azaltmaya, ödenecek destek miktarını her türlü kamu alacağına karşılık mahsup etmeye ve bütçe imkânları çerçevesinde destek kapsamında değerlendirilecek harcama ve destek ödeme miktarlarını kısıtlamaya Bakanlık yetkilidir.
Yürürlükten Kaldırılan Mevzuat
MADDE 12 – (1) Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu’nun 23/12/2009 tarihli ve 2009/11 sayılı Kararı ile bu Karara istinaden 30/12/2009 tarihli ve 27448 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2009/5 sayılı Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine İlişkin Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Diğer mevzuat düzenlemelerinde 2009/5 sayılı Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine İlişkin Tebliğe yapılan atıflar 01/07/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu Karara yapılmış sayılır.
GEÇİCİ MADDE – Bu Karar hükümleri 01/07/2017 tarihinden önce başlayan fuarlara gerçekleştirilen katılımlara ilişkin başvurularda uygulanmaz.
Yürürlük
MADDE 13 – (1) Bu Karar 01/07/2017 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 14 – (1) Bu Kararı Ekonomi Bakanı yürütür.


5 Nisan 2017 Çarşamba

İŞVERENLERCE ÇALIŞILMADIĞINA DAİR BİLDİRİM GİRİŞLERİNİN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNDE AÇILAN KISIMDAN YAPILMASI HAKKINDA DUYURU


İstirahatli olan sigortalıların istirahatli oldukları dönemde işyerlerinde çalışıp çalışmadıklarının aylık prim hizmet belgesinin son verilme tarihine kadar Kuruma bildirilmesi yönünde Tebliğ değişikliği yapılmıştır.

Yapılan değişikliğe göre 4/a kapsamında sigortalı olan ve kamu işyerleriyle toplu iş sözleşmesi yapılan işyerlerinde çalışanlardan istirahat sürelerince işverenler tarafından aylık prim ve hizmet belgesinde eksik gün ve kazanç bildirilmeyen sigortalılar için bu sürelere ait çalışılmadığına dair bildirim girişi yerine geçecek, e-bildirge ekranlarına (aylık prim ve hizmet belgesine) bir sütun eklenmiştir.

Buna göre, istirahat döneminde işverenlerce aylık kazanç ve primleri Kuruma bildirilmeyen, anılan dönemde aylık prim hizmet belgesinde eksik gün nedeni "01-İstirahat" bildirilenler için bu bildirim Tebliğin 5/2 maddesi hükmü gereği Çalışılmadığına Bildirim Girişi yerine geçeceğinden ayrıca bildirim yapılmasına gerek bulunmamaktadır. 

Ancak, kamu işyerleri ile toplu iş sözleşmesi yapılan işyerlerinde ve özel iş yerlerinde çalışan sigortalılardan, istirahat dönemlerinde işverenlerince atıfet kabilinden aylık kazanç ve primleri Kuruma tam olarak bildirilenlerin istirahatli olunan dönemde işyerlerinde çalışıp çalışmadıklarının Tebliğin 5/1 maddesinde belirtilen aylık prim hizmet belgesine eklenen "İstirahatli olduğu sürede çalışmamıştır" kutucuğunun işaretlenmesi suretiyle Kuruma verileceği son tarih saat 23:59'a kadar bildirilmesi gerekmektedir.

Aksi halde "Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi" yapılmamış sayılacağından işverenlere Kanunun 102 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen hükme göre işlem yapılacaktır.
Tüm ilgililere önemle duyurulur.

Teknik Bilgi: XML veri üreten programlar "RAPCALISTI" tagı içerisine '0' kodlanırsa normal çalışmıştır, '2' kodlanırsa istirahat sürelerinde çalışmamıştır(Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi) anlamına gelmektir.

4 Nisan 2017 Salı

KDV BEYANNAMESİ DEĞİŞİKLİĞİ

DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde bu sınır uygulanmaz.
 Eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle KDV ödeyerek satın aldığı girdileri kullanarak vücuda getirdiği ürünü ihraç eden ve bunun karşılığında da DİİB kapsamında KDV ödemeyerek söz konusu girdi veya eşdeğer eşyasını temin etme hakkı kazanan mükellefin KDV ödeyerek satın aldığı girdilere ilişkin KDV’yi, başlangıçta iade olarak talep etmesi mümkün değildir. İade edilecek KDV’nin hesabı, eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temininden sonra yapılır. Bu durumda iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.
Örnek:
- Mükellef (A), (B) firmasına ihraç kayıtlı olarak KDV hariç 350.000,00 TL değerinde ayakkabı teslimi yapmıştır.
- (B) firması ayakkabıları süresi içinde ihraç etmiştir.
- Mükellef (A), bu ayakkabılar için DİİB kapsamında 250.000 TL değerinde deri almış ve bunun için KDV ödememiştir.
- Mükellef (A)'nın hesaplanan KDV'si indirilecek KDV'sinden daha düşüktür. Bu nedenle ihraç kayıtlı teslimi için hesapladığı KDV'yi tecil edememiştir.
Bu durumda;
İhraç Kaydıyla Teslim Edilen Mal Bedeli : 350.000 TL

Tecil Edilebilir KDV (350.000 x %8 ): 28.000 TL

İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İndirimlerin Yüksekliği Nedeniyle İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV : 28.000 TL

Yurtiçi ve Yurtdışı KDV Ödenmeksizin Temin Edilen Mal Bedeli : 250.000 TL

İade Alınabilecek Azami Tutar = (İhraç Bedeli- DİİB Kapsamlı KDV'siz İşlem)*0.18
İade Alınabilecek Azami Tutar = (350.000 – 250.000)*0.18 = 18.000 TL.

          İhracatın gerçekleştiği dönemde iade edilecek KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim edilen mal bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödenmeksizin yurt içi ve yurtdışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamayacağından ihracatın gerçekleştiği dönemde iade edilecek KDV 28.000 TL değil, 18.000 TL olacaktır.

Bu durumda 1 No.lu KDV beyannamesinin ihraç kaydıyla teslimlere ait bildirim bölümü şöyledir:



449 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞ

1. Giriş:
Geçmişe yönelik mükellefiyet tesis edilenlere elektronik beyanname ve bildirimleri vermemeleri nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezaları bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.
2. Özel Usulsüzlük ve Usulsüzlük Cezalarına İlişkin Açıklamalar:
Bilindiği üzere, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun1 mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak vergi beyannamelerinin ve belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarının Form Ba (Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu), mal ve hizmet satışlarının ise Form Bs (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) ile elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin yükümlülükler getirilmiş ve bu yükümlülüklere ilişkin usul ve esaslar konuyla ilgili yayımlanan genel tebliğlerle duyurulmuştur. Söz konusu yükümlülüklere uyulmaması durumunda anılan Kanunun mükerrer 355 inci maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilmektedir.
Vergi mükellefiyeti, mükelleflerin başvurusu üzerine tesis edilebildiği gibi vergi inceleme raporları, vergi dairesi tespitleri veya sair tespitler dikkate alınarak idare tarafından da tesis edilebilmektedir. Mükellefiyet tesisini gerektiren yükümlülük meydana gelmesine rağmen mükellefiyetin süresinde tesis edilmediği hallerde durumun tespitini müteakip geçmişe yönelik mükellefiyet tesis edilmekte ve mükelleflere, elektronik ortamda yerine getirilmesi gereken söz konusu yükümlülüklerini süresinde yerine getirmemeleri nedeniyle özel usulsüzlük cezaları tatbik edilmektedir.
Kesilen bu cezalara karşı açılan davalarda, yargı mercilerince, geriye yönelik mükellefiyet kaydı tesis edildikten sonra mükellefiyete bağlı sorumlulukların ancak ileriye yönelik olarak yerine getirilmesinin beklenebileceği, işe başlama tarihi ile mükellefiyetin tesis edildiği tarih arasındaki dönemlerde elektronik ortamda beyanname verilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, elektronik ortamda beyanname vermesi gerektiğinden haberdar olmayan davacı adına beyanname vermediğinden hareketle ceza kesilemeyeceği gibi gerekçelerle bu cezaların kaldırılması yönünde verilen kararlar müstakar hale gelmiştir.
Müstakar hale gelen yargı kararları sonucu kaldırılan söz konusu cezalarla ilgili olarak, idare ile mükellefler arasında ihtilaflara ve idarenin gereksiz yere yargılama gideri ödemesine mahal vermemek için bundan sonra geçmişe yönelik mükellefiyet tesis edilenlere elektronik ortamda beyanname ve bildirimlerin verilmemesi nedeniyle, söz konusu beyanname ve bildirim verilmeyen dönemlere ilişkin olarak Kanunun mükerrer 355 inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası veya 352 nci maddesi uyarınca usulsüzlük cezası kesilmeyecektir.
Diğer taraftan, beyanname verilmemesi nedeniyle söz konusu mükellefler hakkında geçmişe yönelik olarak verginin tarh edilmesine, süresinde tahakkuk etmeyen vergiler için vergi ziyaı cezası kesilmesine ve işe başlamanın süresinde bildirilmemesi nedeniyle Kanunun 352/I-7 maddesi hükmü uyarınca usulsüzlük cezası kesilmesine yönelik işlemlerin yapılmasına devam edileceği tabiidir.
3. Beyanname ve Bildirimlerin Verilmesi Gerektiğine İlişkin Mükelleflere Yapılacak Bildirim:
Geçmişe yönelik olarak mükellefiyet tesis edilen mükelleflerden beyannamelerini ve Form Ba ile Form Bsbildirimlerini elektronik ortamda göndermek zorunda olanlara, vergi dairesince; haklarında (vergi türleri de belirtilmek suretiyle) mükellefiyet tesis edildiği, 340 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği2 ve 15 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde yer alan esaslar çerçevesinde beyanname ve bildirimlerini elektronik ortamda vermelerini sağlayacak işlemleri yerine getirmeleri için kendilerine 15 günlük süre verildiği hususu bir yazı ile tebliğ edilir.
Mükellefe tebliğ edilen bu yazıda;
a) Beyanname ve bildirim verme süresinin son günü bu yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içindeki tarihlere denk gelen beyanname ve bildirimlerin, sürelerinde ve duruma göre elden, posta vasıtasıyla veya elektronik ortamda verilmesi gerektiği,
b) Beyanname ve bildirim verme süresinin son günü, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün geçtikten sonraki tarihlere denk gelen beyanname ve bildirimlerin ise sürelerinde, mutlaka elektronik ortamda verilmesi gerektiği,
c) Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda haklarında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ceza hükümlerinin tatbik edileceği
hususlarına da yer verilecektir.
4. Uygulanacak Cezalar:
Beyanname ve bildirim verme süresinin son günü, vergi dairesince yazılan yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içindeki tarihlere denk gelen beyanname ve bildirimlerin sürelerinde elden, posta vasıtasıyla veya elektronik ortamda verilmemesi durumunda, vergi dairesince Kanunun 352 nci maddesine göre usulsüzlük cezaları kesilecektir.Ayrıca, beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezasını gerektiren durumlarda Kanunun 336 ncı maddesine göre vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük cezası karşılaştırılacak ve ağır olan ceza uygulanacaktır.
Beyanname ve bildirim verme süresinin son günü, vergi dairesince yazılan yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün geçtikten sonraki tarihlere denk gelen beyanname ve bildirimlerin sürelerinde elektronik ortamda verilmemesi durumunda ise vergi dairesince Kanunun mükerrer 355 inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası, ayrıca, beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezasını gerektiren durumlarda vergi ziyaı cezası kesilecektir.
Tebliğ olunur.

418 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

1. Giriş
15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı maddelerinde yapılan değişikliklerle ilgili izahat; sağlık hizmeti sunucuları ileoptisyenlik müesseselerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenledikleri faturalarda süre; 213 sayılı Kanunun 315 inci maddesine istinaden Bakanlığımızca faydalı ömürleri belirlenen amortismana tâbi iktisadî kıymetler; 4/2/2010 tarihli ve 27483 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 396)'nin ekinde yer alan formBa ve form Bs ile bildirim ödevlerine ilişkin açıklamalar ile yürürlükten kaldırılan tebliğler bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.
2. 6322 sayılı Kanunla, Vergi Usul Kanununda Yapılan Değişiklikler
2.1. 112 nci Maddede Yapılan Değişiklik
213 sayılı Kanunun 112 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir." hükmü, 6322 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, maddeye aşağıdaki (5) numaralı fıkra eklenmiş ve mevcut (5) numaralı fıkra (6) numaralı fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
 "4. Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilâtın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir.
5. Vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir."
Diğer taraftan mezkûr Kanunun 1 inci maddesinde, "Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir." hükmü, 375 inci maddesinde ise "Vergi cezalarında yapılan hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, 213 sayılı Kanun kapsamında olan vergi, resim ve harçlar ile bunlara bağlı olarak hesaplanan gecikme faizi, gecikme zammı ve pişmanlık zammının, ayrıca vergi cezalarının 112 nci maddenin dördüncü fıkrasına göre iade edilmesi sırasında mükelleflere faiz ödenmesi söz konusu olacaktır. 213 sayılı Kanun kapsamına dâhil olmayan ancak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilen diğer amme alacaklarının iadesinde ise 112 nci maddeye istinaden faiz hesaplanması mümkün değildir. 
Buna göre, 213 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinde tarif edilen, 117 ile 118 inci maddelerinde de sayılan vergi hataları sebebiyle mükelleflerden fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde 112 nci maddenin dördüncü fıkrasına göre faiz hesaplanması gerekmekte olup, faiz hesaplanmasına dair yeni durum aşağıda izah edilmektedir.
Değişiklikten önceki hükme göre, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu vergilerin üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iade edilmesi icap etmekteydi. Maddenin yeni hâline göre ise, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması hâlinde müracaat tarihinden, diğer hallerde tahsil tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar hesaplanacak faiz ile iade edilecektir.
Örneğin, mükellef daha evvel vermiş olduğu gayrimenkul sermaye iradına ilişkin gelir vergisi beyannamesinde beyan ettiği vergiyi ödemiş ve bilahare vergi hatası sebebiyle fazla vergi beyan ettiği gerekçesiyle düzeltme beyannamesi verip durumu açıklayan yazılı izahata, ilgili vergi dairesine vereceği dilekçede yer vererek ödediği verginin iadesini (mahsuben veya nakden) talep etmişse, düzeltme talebinin kabul edilmesi halinde, mükellefe iade edilecek vergi için vergi dairesine müracaat tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar faiz hesaplanacaktır. Diğer taraftan, fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iade edilebilmesi için varsa gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasının ve vergi dairesine verilecek dilekçeye ilave edilmesinin icap ettiği tabiidir.
Düzeltme fişinin 213 sayılı Kanunun tebligata dair hükümlerine göre bilinen adresinde, ilanen veya mükellefin rızası dâhilinde dairede tebliğ edilmesi gerekmektedir. Düzeltme fişinin ilanen tebliğinde, 345 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin1 (A) bölümünde yapılan açıklamalar dikkate alınacaktır. Madde hükmüne göre mükellefe ödenecek faizin nispetine dair bir değişiklik yapılmadığından 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında ve tecil faizi için belirlenen usule göre faiz hesaplanmasına devam edilecektir.
Vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin (örneğin katma değer vergisi iadeleri) iadesinde ise 6322 sayılı Kanunla herhangi bir değişiklik yapılmadığından uygulamaya aynı şekilde devam edilecek ve vergilerin gerekli bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi hâlinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için faiz ödenecektir.
2.2. Vergi Usul Kanununa Eklenen Geçici 29 uncu Madde
6322 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle 213 sayılı Kanuna eklenen Geçici 29 uncu maddede "Bu Kanunun 112nci maddesinin (4) numaralı fıkrası, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, 213 sayılı Kanunun 112 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasındaki değişiklik sonrası hüküm, 6322 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilmiş olup da iadesi söz konusu olan vergiler için tatbik edilecektir.
3. Sağlık Hizmeti Sunucuları ile Optisyenlik Müesseselerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Düzenledikleri Faturalarda Süre
336 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde2 eczanelerin, çalışanlarının reçetelerini karşılamak üzere sözleşme yaptıkları kamu kuruluşları ile sınırlı olmak üzere, ilgili kuruluşların çalışanlarına yaptıkları ilaç teslimlerinde kamu kuruluşlarınca karşılanacak paya ilişkin tutarı içeren faturayı, ay sonunda tüm çalışanlar için ve tek bir fatura şeklinde düzenleyebilecekleri ifade edilmiş, 379 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde3 ise Sosyal Güvenlik Kurumunun da 336 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uygulamasında, eczanelerle anlaşma yapılan kamu kuruluşları kapsamında değerlendirilmesinin uygun görüldüğü belirtilmişti.
213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 nci bendinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden sağlık sektöründe faaliyet gösteren ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme/protokol imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile optisyenlik müesseselerinin çalışanlar, emekliler ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilere verdikleri sağlık hizmetleri nedeniyle adı geçen Kuruma ay sonunda tek bir fatura düzenleyebilmeleri uygun bulunmuştur.
4. Amortisman Listesine Yeni Eklenen İktisadi Kıymetler
Mükelleflerce 1/1/2004 tarihinden itibaren aktife alınan amortismana tâbi iktisadî kıymetler 339, 365, 389, 399 ve 406 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile değişik 333 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin4 ekinde yer alan listede (bundan böyle "Amortisman Listesi" olarak anılacaktır) belirtilen faydalı ömürleri dikkate alınmak suretiyle amortismana tâbi tutulmaktadır. Listedeki herhangi bir sınıflandırmada yer almayan amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri ve amortisman oranları, mükelleflerce yapılan başvurular üzerine, 213 sayılı Kanunun 5024 sayılı Kanunla değişik 315 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlığımızca belirlenmekte olup, belirlenen ömür ve oranlar dikkate alınarak amortisman ayırabilecekleri, başvuruda bulunan mükelleflere yazı ile duyurulmaktadır.
Söz konusu listede yer almayan iktisadi kıymetlere ilişkin olarak uygulama birliğini sağlamak amacıyla, 333 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ekinde yer alan Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler listesine Ek-1'de yer alan satırlar eklenmiştir.
4.1. Bakır ve Bakır Alaşımlarından Ekstrüzyon ve Soğuk Çekme Kalıplarına Amortisman Ayrılmaması
213 sayılı Kanunun 313 üncü maddesinde "İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder." hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, bir iktisadi kıymetin amortismana tabi tutulabilmesi için, işletmede bir yıldan fazla kullanılması, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve işletmenin aktifinde kayıtlı bulunması gerekmektedir.
Bu itibarla, kullanıldıkları süreç gereği faydalı ömürleri bir yıldan fazla olmayan bakır ve bakır alaşımlarındanekstrüzyon ve soğuk çekme kalıplarının amortismana tabi iktisadi kıymet olarak dikkate alınmaması ve işletme malzemesi olarak değerlendirilip muhasebe kayıtlarına doğrudan gider olarak intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.
5. 396 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklikler
4/2/2010 tarihli ve 27483 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 396 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin;
- 1-KAPSAM bölümüne aşağıdaki madde eklenmiştir.
 "1.1.7. İflas eden mükellefler için bildirim yükümlülüğü iflasın açıldığı tarihi ihtiva eden dönemden sonra sona erecektir. İflasın kaldırılması durumunda ise bildirim yükümlülüğü, kaldırılma tarihini ihtiva eden dönemden itibaren tekrar başlayacaktır."
- 3.2.2 numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 "3.2.2. İthalat işlemlerinin form Ba ile bildirilmesinde gümrük giriş beyannamesinin kapanış tarihi, ihracat işlemlerinin form Bs ile bildirilmesinde ise, fiili ihracatın gerçekleştiği tarih dikkate alınacaktır.
Ayrıca serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükelleflerin yurt içiyle yaptıkları alış-satış işlemlerinin bildirilmesinde; gümrük giriş veya çıkış beyannamesi düzenlenmesi hallerinde bu beyannamelerin kapanma tarihleri ve tutarları, gümrük giriş veya çıkış beyannamesi düzenlenmemesi durumlarında ise serbest bölge işlem formu tarihi ve tutarı dikkate alınacaktır.
İthalat işlemlerinin form Ba ile bildirilmesinde tutar alanına; 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 21 inci maddesi gereğince gümrük vergisi tarhına esas olan kıymet, malın gümrük vergisinden muaf olması durumunda ise katma değer vergisi matrahını oluşturan katma değer vergisi hariç bedel yazılacaktır.
Ayrıca, malın gümrük sahasına getirildikten sonra kısım kısım ithalatın gerçekleşmesi durumunda, her bir işlemin gerçekleştiği tarih dikkate alınarak bu Tebliğde belirtilen haddi aşması halinde form Ba bildirimine dâhil edilecektir.
Bildirim formlarında alıcı veya satıcının vergi kimlik numarası, ithalat işlemlerinde "1111111111", ihracat işlemlerinde ise "2222222222" olarak kodlanacaktır."
- 3.2.3 numaralı maddesine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
 "Diğer taraftan, serbest bölgelerden yapılan mal ve/veya hizmet alım-satım işlemlerinin bildirilmesinde; serbest bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin Türkiye'deki merkez veya şubelerinden de alım-satım yapılması hallerinde, Türkiye'den yapılan alım-satım işlemleri ile serbest bölgedeki şubeden yapılan alım-satım işlemleri ayrı satırlar şeklinde bildirilecektir. Bu kapsamda yapılan bildirimlerde serbest bölgelerden yapılan alım-satım işlemlerinin bildirildiği satırların ülke kodu kısmında "Serbest Bölge" ifadesinin seçilmesi gerekmektedir."
6. Yürürlükten Kaldırılan Tebliğ ve Yürürlük
191 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği5 ile 336 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin6(2) numaralı bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Tebliğ olunur.

396 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[1] 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 350[2] Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362[3] ve 381[4] Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmıştı.
Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1- KAPSAM
Yükümlülük Kapsamındaki Mükellefler
Bilindiği üzere, belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirme yükümlülüğü, bilanço esasına göre defter tutan mükellefleri kapsamaktadır.
1.1.1.    Bilanço esasına göre defter tutmakta iken,  işletme hesabı esasına geçen mükellefler, işletme hesabına geçtikleri hesap döneminden itibaren bildirimde bulunmayacaklardır.
Buna karşın, işletme hesabına göre defter tutmakta iken, bilanço esasına geçen mükelleflerin, bilanço esasına geçtikleri hesap döneminden itibaren bildirim formu verme zorunlulukları bulunmaktadır.
1.1.2.    Kurumlar vergisinden muaf olan mükellefler, muafiyetten yararlandıkları hesap döneminden itibaren Ba-Bs bildirim formu vermeyeceklerdir.
1.1.3.    Serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükelleflerin de Ba-Bs bildirimi verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Söz konusu bildirimler, bu mükelleflerin kanuni merkezleri tarafından, merkez ve şube bilgileri birleştirilerek verilecektir. Ancak, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olup, münhasıran serbest bölgede şubesi veya temsilciliği bulunan mükellefler, bildirim formlarında merkez bilgilerini dikkate almaksızın yalnızca serbest bölgede faaliyette bulunan şubelerinin mal ve/veya hizmet alış/satışlarını bildireceklerdir.
1.1.4.    Kollektif şirketler ve bilanço esasına göre defter tutan adi ortaklıkların Ba-Bs bildirim formları ortaklık veya şirket adına bunların vergi kimlik numaraları kullanılarak verilecektir. Ortaklık veya şirket adına verilmesi gereken bildirimlerin ortaklardan herhangi birinin vergi kimlik numarası kullanılarak verilmesi halinde bildirim formları hiç verilmemiş kabul edilecektir.
1.1.5.    Birden fazla şubesi bulunan mükelleflerin bildirim formlarının merkez tarafından şube ve merkez bilgileri birleştirmek suretiyle verilmesi gerekmektedir.
1.1.6.    Diğer taraftan, 362 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile noterlere yönelik olarak getirilmiş bulunan bildirim yükümlülüğü, 2010 yılından itibaren kaldırılmıştır.
1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar Ve Hadler
1.2.1.    Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.
1.2.2.    Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" nun Tablo II alanında bildirilecektir.
Söz konusu hadlerin uygulanmasında, özel matrah şekline tabi mal ve/veya hizmet alış/satışlarında katma değer vergisi, özel tüketim vergisine tabi işlemlerde ise özel tüketim vergisi dahil tutarlar dikkate alınacaktır.
Belgelerde gelir vergisi tevkifatına da yer verilen hallerde tevkifattan önceki brüt tutarlar dikkate alınacaktır.
Belirlenen hadlerin altında kalan alış ve satış bedellerinin bildirildiği, "Diğer Mal ve Hizmet Bedeli Toplamı" (Tablo III) bölümü Ba-Bs bildirim formlarından çıkartılmıştır.
1.2.3.    Herhangi bir mal ve hizmet alış veya satışına bağlı olarak, ödemenin gecikmesi ve döviz kurlarının değişmesi suretiyle ortaya çıkan ve fatura düzenlenmek suretiyle alıcıya/satıcıya yansıtılan vade veya kur farkı gelirleri/giderleri de haddi aşması halinde bildirimlere dahil edilecektir.
1.2.4.    Bir kişi veya kurumdan yapılan alışların kısmen veya tamamen iade edilmesi durumunda, bu iadeler söz konusu kişi ve kuruma yapılan satış olarak dikkate alınacaktır.
Aynı şekilde, bir kişi veya kuruma yapılan satışlardan bir kısmının veya tamamının iade alınması durumunda, bu iadeler söz konusu kişi ve kurumdan yapılan alış olarak dikkate alınacaktır.
1.2.5.    Bankalar,  Katılım Bankaları, Aracı Kurumlar,  Portföy Yönetim Şirketleri, Menkul Kıymet Yatırım Fon ve Ortaklıkları, Reasürans Şirketleri, Emeklilik Şirketleri, Sigorta Şirketleri ve Acenteleri yapmış oldukları işlemleri belirli periyotlarla Bakanlığımıza bildirdiklerinden, hizmet ve satış işlemlerinde düzenledikleri dekont ve poliçe bilgilerini Form Bs ile bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.
Aynı şekilde, bu kurumların kendi aralarındaki işlemler sebebiyle düzenledikleri dekontların karşı tarafça Form Ba ile bildirilmesine de gerek bulunmamaktadır.
Ancak bu kurumlar, diğer belgelere dayalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alım/satımlarını genel esaslar çerçevesinde Ba-Bs formları ile bildirmek zorundadırlar.
1.2.6.    Döviz alış-satışı yapan mükellefler ile yetkili müessese izin belgeli ve altın borsasına üye olup kıymetli maden alış-satışı ile uğraşan mükellefler belirli miktarın üzerindeki alış-satış bilgilerini Bakanlığımıza bildirmek zorunda olduklarından, bu işlemlerini ayrıca Ba ve Bs bildirim formlarıyla bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.
Ancak, bu kurumlar, diğer belgelere dayalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alım/satımlarını genel esaslar çerçevesinde Ba-Bs formları ile bildirmek zorundadırlar.
Diğer taraftan, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, döviz büroları ve yetkili diğer kuruluşlardan yapmış oldukları döviz alış-satışlarını Ba ve Bs bildirim formlarına dahil etmelerine gerek bulunmamaktadır.
1.2.7.    Sigorta şirketleri tarafından yapılan tazminat ödemeleri fatura ile belgelendirilen bir mal veya hizmet alımına dayanıyor ise, bu alımların genel esaslar çerçevesinde katma değer vergisi hariç tutarlarıyla Ba bildirim formuna dahil edilmesi gerekmektedir.
2- BİLDİRİMLERİN DÖNEMİ VE VERİLME SÜRESİ
2.1. Dönemi
Yükümlülük kapsamındaki mükelleflerin mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirilmesi gerekmektedir.
Mal ve/veya hizmet alış/satışlarının bildirilecekleri aylık dönemler, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirlenir.
2.2. Verilme Süresi
2.2.1. Mükellefler söz konusu bildirim formlarını, aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00'e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlüdürler.
2.2.2. Mükellefiyetin terki halinde bildirim formları, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar verilmek zorundadır. Bu bildirimler, kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensuplarınca verilecektir.
2.2.3. Bildirim verme zorunluluğu bulunan mükellefin ölümü halinde, bildirim formlarını verme sürelerine, Vergi Usul Kanununun 16 ncı maddesi hükmü uyarınca üç ay eklenir.
2.2.4. Tasfiyesi devam eden mükellefler bildirim formlarını, tasfiye süresince aylık dönemler halinde vereceklerdir. Tasfiyenin başladığı aya ait bildirim formları ise tasfiye öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın düzenlenecektir.
Diğer taraftan, tasfiye sonunda bildirimler tasfiye kararının tescil edildiği tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar tasfiye memuru veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından verilecektir.
2.2.5. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun[5];
- 18 inci maddesi uyarınca gerçekleştirilen birleşmelerde, münfesih kurumun birleşmenin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, birleşilen kurum veya 3568 sayılı Kanununa istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,
- 19 uncu maddesi uyarınca yapılan devirlerde, münfesih kurumun devrin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, devir alan kurum veya 3568 sayılı Kanununa istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,
- 19 uncu maddesi uyarınca gerçekleştirilen tam bölünmelerde, münfesih kurumun bölünmenin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, münfesih kurumun varlıklarını devralan kurumlardan müteselsil sorumluluk kapsamında herhangi biri veya 3568 sayılı Kanununa istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,
takip eden ayın son günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.
3- BİLDİRİMLERİN VERİLME ŞEKLİ VE DOLDURULMASI
3.1. Bildirimlerin Elektronik Ortamda Verilme Zorunluluğu
3.1.1 Bilanço esasına göre defter tutan ve 376 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine[6] göre beyannamesini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ba ve Bs bildirim formlarını da elektronik ortamda https://e-beyanname.mb-ggm.gov.tr/ adresinden vermek zorundadırlar.
3.1.2. Bildirim formlarını elektronik ortamda veren mükelleflerin kağıt ortamında (elden veya posta ile) verdikleri bildirim formları hiçbir şekilde kabul edilmeyecektir.
3.1.3. Bildirimlerin elektronik ortamda verilmiş sayılabilmesi için sistem üzerinde onaylama işleminin yapılması şarttır. Onaylama işlemi en geç, bildirimlerin verilmesi gereken sürenin son günü saat 24:00'ten önce tamamlanmalıdır.
3.1.4. Vergi dairesi değişen mükellefler, bildirim formlarını en son bağlı oldukları vergi dairesine göndereceklerdir.
3.1.5. Elektronik ortamdaki bildirim formları;
- Kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce gönderiliyorsa; formu düzenleyen kısmına mükellefe ilişkin bilgiler, formdaki yeminli mali müşavir kısmına ise, varsa yeminli mali müşavirlere ilişkin bilgiler yazılacaktır.
- Yeminli mali müşavirce gönderiliyorsa; formu gönderen bölümünde yeminli mali müşavirin bilgileri yer alacaktır. Formu düzenleyen bölümüne varsa serbest muhasebeci/ serbest muhasebeci mali müşavire ait bilgiler, yoksa mükellefe ait bilgiler yazılacaktır.
- Serbest muhasebeci/ serbest muhasebeci mali müşavir tarafından gönderiliyorsa; formu gönderen ve düzenleyen bölümlerine serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavirin bilgileri yazılacaktır. Mükellefin yeminli mali müşaviri varsa yeminli mali müşavir bölümü de doldurulacaktır.
3.2. Bildirimlerin Doldurulmasında Uyulacak Esaslar
3.2.1. Bildirimlerdeki alış/satış bedelleri, Türk Lirası (TL) olarak doldurulacak ve kuruş bilgileri gösterilmeyecektir.
Bir kişi veya kurumdan yapılan alış ve/veya satışlarda birden fazla belge olması halinde kuruş ihmali belge bazında değil, belgelerin toplam tutarı üzerinden yapılacaktır.
Diğer taraftan, birden fazla sayfadan oluşan (nakli yekûnlu) faturalar tek fatura olarak kabul edilecektir.
3.2.2. İthalat işlemlerinin form Ba ile bildirilmesinde Gümrük Beyannamesi giriş tarihi, ihracat işlemlerinin form Bs ile bildirilmesinde ise, fiili ihracatın gerçekleştiği tarih dikkate alınacaktır.
Ayrıca serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükelleflerin yurt içine yaptıkları satış işlemlerinin form Bs ile bildirilmesinde serbest bölge işlem formu tarihi ve tutarı dikkate alınacaktır.
Bildirim formlarında alıcı veya satıcının vergi kimlik numarası, ithalat işlemlerinde "1111111111", ihracat işlemlerinde ise "2222222222" olarak kodlanacaktır.
3.2.3. Bir kişi veya kurumun birden fazla şubesinden yapılan mal ve/veya hizmet alımları, muhasebe sistemi gereği ayrı ayrı takip edilse bile, birleştirilerek Ba bildirim formunda tek satır olarak gösterilecektir.
Aynı şekilde, bir kişi veya kurumun birden fazla şubesine yapılan mal ve/veya hizmet satışları da birleştirilerek, Bs bildirim formunda tek satır olarak gösterilecektir.
3.2.4. Bildirim verme yükümlülüğü bulunan,  ancak tüm alış ve satışları belirtilen haddin altında kalan mükellefler, söz konusu formları Tablo II dışındaki tüm bilgileri doldurmak suretiyle vermek zorundadırlar.
3.2.5. Ba ve Bs bildirim formlarının Tablo II bölümlerinin doldurulması sırasında kullanılacak "ülke kodu" bilgileri Tebliğ ekinde yer almaktadır. (Ek:3)
4- CEZAİ UYGULAMA
4.1. Bildirimlerin Süresinde veya Tam Olarak Verilmemesi
Bildirim formlarını bu Tebliğde belirlenen süreler içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca cezai işlem uygulanacaktır. Söz konusu cezai işlemin uygulanmasında, Ba ve Bs bildirim formları tek bir form olarak değerlendirilecek ve tek özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
4.2. Bildirimlerin Düzeltilmesi
4.2.1. Mükellefler elektronik ortamda gönderip onayladıktan sonra, bildirimlerinde hata veya eksiklik bulunduğunu tespit etmeleri halinde, bunları yeniden düzenleyerek göndermek suretiyle düzeltme yapabilirler.
Ba ve Bs bildirim formlarından herhangi birinde hata yapıldığının belirlenmesi halinde, sadece hata yapılan bildirim formunun düzeltilerek gönderilmesi gerekmektedir.
4.2.2. Düzeltme işlemlerinde, hatalı veya eksik olarak düzenlenmiş bulunan bildirim formları tamamen iptal edilmekte ve düzeltmeleri içerecek şekilde düzenlenerek verilen bildirim formu geçerli kabul edilmektedir. Dolayısıyla, düzeltme amacıyla düzenlenen bildirim formlarının, daha önce bildirimde bulunulmamış gibi tüm alış-satış bilgilerini içerecek şekilde doldurulması gerekmektedir.
4.2.3. Bildirimlerin verilme süresi içerisinde yapılan düzeltmelerde herhangi bir ceza uygulanmayacak olup, bu süre geçtikten sonra yapılan düzeltmelerde ise, düzeltilen her bir form için ayrı ayrı olmak üzere Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacaktır.  
5- YÜRÜRLÜK TARİHİ
Bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslar, Ocak 2010 dönemi ve sonraki aylık dönemlere ilişkin olarak verilecek bildirimler için uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

381 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

Kapsam
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun1 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 362 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği2 ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmişti.
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alımları ile mal ve hizmet satışlarının 2008 yılı ve müteakip yıllarda bildirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1- BİLDİRİMLERİN DÖNEMİ, VERİLME ZAMANI ve HADLERİ
1.1. Bildirimlerin Dönemi ve Verilme Zamanı
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler 2007 takvim yılına ilişkin olarak düzenleyecekleri   Ba ve Bs bildirim formlarını 2008 yılı Şubat ayı içinde vereceklerdir. Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler de, Ba ve Bs bildirim formlarını, tabi  oldukları özel hesap dönemi itibariyle değil, takvim yılı itibariyle düzenleyeceklerdir.
2007 takvim yılına ilişkin bildirim formları için 362 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenen hadlerin geçerli olacağı tabidir.  
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere, 2008 yılı ve müteakip yıllarda düzenleyecekleri Ba ve Bs bildirim formlarını aylık dönemler halinde vermeleri hususunda zorunluluk getirilmiştir. Mükellefler bildirim formlarını aylık dönemler halinde düzenleyerek, takip eden ayın 5 nci gününden itibaren bir sonraki ayın 5 nci günü akşamına kadar vermekle yükümlüdürler (Örneğin; bir mükellef 2008 yılı Haziran ayına ait Ba-Bs bildirimlerini 05 Temmuz 2008 gününden itibaren 05 Ağustos 2008 tarihi akşamına kadar verebilecektir). Özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerin de, Ba ve Bs bildirim formlarını tabi oldukları özel hesap dönemi itibariyle değil, aylık dönemler halinde düzenlemeleri gerekmektedir.
2008 yılına mahsus olmak üzere Ocak, Şubat ve Mart dönemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı düzenlenen Ba ve Bs bildirim formları, 2008 yılı Nisan ayının 5 nci gününden itibaren Haziran ayının 5 nci günü akşamına kadar verilecektir. Söz konusu dönemlere ilişkin Ba ve Bs bildirim formları mükelleflerin istemeleri halinde Nisan ayının 5 nci günü beklenilmeden aylık dönemler itibariyle verilebilir. Nisan dönemi ve müteakip dönemlere ilişkin bildirim formları ise aylık dönemler halinde düzenlenerek, takip eden ayın 5 nci gününden itibaren bir sonraki ayın 5 nci günü akşamına kadar verilecektir.
1.2. Bildirimlere İlişkin Hadler
1.2.1. 2008 yılı ve takip eden yıllara ilişkin mükelleflerin mal ve/veya hizmet alımları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 8.000 YTL(Yeni Türk Lirası ) olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, [1]bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 8.000 YTL (Yeni Türk Lirası) ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alımları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 8.000 YTL (Yeni Türk Lirası) ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirilecektir. Limitin altında kalan alış ve satış bedelleri toplamı ise "Diğer Mal ve Hizmet Bedeli Toplamı" ( Tablo III ) bölümüne yazılacaktır (Ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle yapılan satışların toplamı KDV hariç tutarlar olarak Tablo III'e dahil edilecektir).[2]
1.2.2. Bildirim verme yükümlülüğünde olan,  ancak, tüm alış ve satışları belirtilen hadlerin altında kalan mükellefler, söz konusu formları Tablo II dışındaki tüm bilgileri doldurmak suretiyle vermek zorundadırlar. Bu bildirimlerinde limit altında olan tüm alışları için Ba formunun, limit altında olan tüm satışları için de Bs formunun Tablo III bölümünde yer alan "Diğer Mal ve Hizmet Bedeli Toplamı" alanları doldurulacaktır.
2- BİLDİRİMLERİN VERİLME ŞEKLİ
2.1. Bildirimleri Elektronik Ortamda Vermesi Gereken Mükellefler
2.1.1. Bilanço esasına göre defter tutan ve 376 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine3 göre beyannamesini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ba ve Bs bildirim formlarını da (2007 yılına ait olup 2008 yılı Şubat ayı bildirimini verecek olan mükellefler dahil olmak üzere) elektronik ortamda https://e-beyanname.mb-ggm.gov.tr/ adresinden vermek zorundadırlar. Ancak; Ba ve/veya Bs formlarından herhangi birinde bildirilecek mükellef sayısı 10.000 ve üzerinde olanlar, Ba ve Bs bildirimlerini Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden ( http://www.gib.gov.tr/ ) / Internet Vergi Dairesi / Btrans linkine (https://e-beyanname.mb-ggm.gov.tr/btrans/ ) bağlanarak mevcut E-Beyanname kullanıcı kodu ile göndereceklerdir.
2.1.2. Bildirimlerin elektronik ortamda verilmesinde, bildirimlerin verilmiş sayılabilmesi için onaylama işleminin yapılması şarttır. Onaylama işlemi en geç, bildirimlerin verilmesi gereken son gün saat 24:00'ten önce tamamlanmalıdır.
2.1.3. Bildirim formlarını elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, kesinlikle kağıt ortamında bir daha bildirim formu vermeyeceklerdir. Vergi daireleri kağıt ortamında verilen (elden veya posta ile) bildirim formlarını hiçbir  şekilde kabul etmeyecektir.
2.1.4. Bildirimlerin verileceği tarihten önce bağlı oldukları vergi dairesi değişen mükellefler bildirim formlarını, halen bağlı oldukları vergi dairesinin mükellefi olarak göndereceklerdir.
2.1.5. 376 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere "Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin (mal müdürlüklerinin) otomasyona geçme çalışmaları devam etmekte olduğundan, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin mükelleflerine bu tebliğ ve daha önceki tebliğlerle getirilmiş olan elektronik ortamda beyanname gönderme zorunluluğu, bağlı vergi dairelerinin otomasyona geçtiğinin Başkanlığımız internet sitesinden (www.gib.gov.tr) duyurulmasını izleyen otuzuncu günden itibaren başlayacaktır." Mükellefler Ba ve Bs bildirim formlarını  da bu esasa göre vereceklerdir.
2.2. Bildirimlerin Elektronik Ortamda Gönderilmesine İlişkin Esaslar 
2.2.1. Elektronik ortamdaki bildirim formları, kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce yerine getiriliyor ise, formu düzenleyen kısmına mükellefe ilişkin bilgiler, formdaki yeminli mali müşavir kısmına ise, varsa yeminli mali müşavirlere ilişkin bilgiler yazılacaktır.
2.2.2. Formların elektronik ortamda gönderilmesi işlemi yeminli mali müşavirlerce gerçekleştirilecek ise formu düzenleyen kısmına varsa serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavire ait bilgiler yazılacak; mükellefin serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşaviri bulunmaması halinde, bu kısma, mükellefe ait bilgiler yazılacaktır. Formu gönderen kısmına ise formu elektronik ortamda gönderen yeminli mali müşavirlerin bilgileri yazılacaktır.
2.2.3. Formların elektronik ortamda gönderilmesi işlemi, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir tarafından gerçekleştirilecek ise, formu düzenleyen kısmına serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavirin bilgileri, yeminli mali müşavir kısmına ise varsa yeminli mali müşavirlere ait bilgiler yazılacaktır.
2.3. Bildirimleri Kağıt Ortamında Vermesi Gereken Mükellefler
Bilanço esasına göre defter tutmakla birlikte, otomasyona geçmemiş mal müdürlüklerine bağlı olan mükellefler, bildirim formlarını, bağlı bulundukları mal müdürlüklerine kağıt ortamında vermek zorundadırlar.
Vergi dairesi mükellefi iken otomasyona geçmemiş mal müdürlüğüne nakil olan mükellefler, bildirim formlarını, nakil oldukları mal müdürlüğüne kağıt ortamında vereceklerdir.
3- BİLDİRİMLERİN DOLDURULMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
3.1. Genel Açıklamalar
3.1.1. 2008 yılı ve sonrası için kağıt ortamında hazırlanan formlar otomasyona geçmemiş mal müdürlüklerinde bulunmakta olup, bu formlar fotokopi ile çoğaltılarak da kullanılabilecektir               (Ek:1,2,3,4). Ancak, 2007 yılı Ba ve Bs bildirimleri için 362 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ekinde yer alan ve ICR sistemlerinde okunabilecek şekilde ayrı renklerde düzenlenmiş olan formlar kullanılacak, fotokopi ile çoğaltılmış veya önceki yıllarda bastırılmış formlar kullanılmayacak, kullanılması halinde hiç verilmemiş sayılacaktır.
3.1.2. Ba ve Bs bildirim formlarının doldurulmasına ilişkin açıklamalar, kağıt ortamındaki bildirim formlarının arka yüzünde ve www.gib.gov.tr adresinde etraflıca yapılmış olup, formların bu açıklamalar çerçevesinde doldurulması gerekmektedir.
3.1.3. Bildirimler Yeni Türk Lirası (YTL) olarak doldurulacak ve 1 YTL altında kalan tutarlar dikkate alınmayacaktır. Diğer bir ifade ile, kuruş bilgileri ihmal edilecek ve bildirimlerde kesinlikle gösterilmeyecektir.
3.1.4. Bildirim formlarına belirlenen haddi aşan ithalat ve ihracat işlemleri de yazılacaktır. Ba bildirim formunun doldurulmasında, Türkiye'de mükellef olmayanlardan yapılan alımlar için satıcının vergi kimlik numarası "1111111111" olarak kodlanacaktır. Bs bildirim formunun doldurulmasında ise, Türkiye'de mükellef olmayanlara yapılan satışlar için alıcının vergi kimlik numarası "2222222222" olarak kodlanacaktır.
3.1.5. Form Ba ve Form Bs'nin Tablo II bölümlerinin doldurulması sırasında kullanılacak "ülke kodu" bilgileri tebliğ ekinde yer almaktadır (Ek: 5).
3.2. Düzeltme İşlemleri
Mükellefler, elektronik ortamda verdikleri bildirim formlarını onayladıktan veya kağıt ortamında bildirimde bulunduktan sonra, verdikleri bildirim formunda hata yaptıklarını belirlemeleri halinde düzeltme yapabilirler. Ancak, düzeltme bildirimi süresinden sonra verilmiş ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 nci maddesi hükmü uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Düzeltme işleminde ilk bildirim formu tamamen iptal edilmekte ve ikinci defa verilen bildirim formu geçerli kabul edilmektedir. Bu sebeple, düzeltme yapması gereken mükelleflerin, yeni bildirim formunu, daha önce bildirimde bulunulmamış gibi tüm alım-satım bilgilerini içerecek şekilde doldurmaları gerekmektedir.
Bildirimlerin sadece bir tanesinde hata yapıldığının belirtilmesi halinde, sadece hata yapılan bildirim formunun (Form Ba veya Form Bs) düzeltilmiş haliyle bildirilmesi yeterlidir.
Kağıt ortamında düzeltme amacıyla verilecek bildirim formları, otomasyona geçmemiş mal müdürlüklerine bir dilekçe ekinde verilecektir.
4- DİĞER HUSUSLAR VE CEZAİ YAPTIRIM
4.1. İşini bırakan (terk eden) mükellefler bildirim formlarını işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar vermek zorundadırlar. Bu bildirimler; kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensuplarınca verilecektir. Bildirim formlarının verileceği vergi dairesi, mükelleflerin en son bağlı bulundukları vergi dairesidir.
Tasfiyesi devam eden mükellefler bildirimlerini, tasfiye süresince aylık dönemler halinde vereceklerdir. Tasfiye sonunda ise bildirimler, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde tasfiye memuru veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından verilecektir.
4.2. Bilanço esasına göre defter tutmakta iken, işletme hesabı esasına geçen mükellefler, işletme hesabına geçtikleri yıldan itibaren bildirimde bulunmayacaklardır.
Buna karşın, işletme hesabına göre defter tutmakta iken, bilanço esasına geçen mükelleflerin, bilanço esasına geçtikleri yılın ilk ayından itibaren bildirim formu verme zorunlulukları bulunmaktadır.
4.3. Birden fazla şubesi bulunan mükellefler bildirim formlarını şube bazında değil, şube bilgilerini birleştirmek suretiyle merkezden tek bir form  halinde vereceklerdir.
4.4. Bir kişi veya kurumdan yapılan alışlar Form Ba'da tek satır olarak, bir kişi veya kuruma yapılan satışlar da Form Bs'de tek satır olarak gösterilecektir.
Buna göre, aynı mükellefin birden fazla şubesinden yapılan alışlar, muhasebe sistemi gereği ayrı ayrı takip edilse bile, Form Ba'da tek satır olarak gösterilecektir. Aynı şekilde, aynı mükellefin birden fazla şubesine yapılan satışlar da, muhasebe sistemi gereği ayrı ayrı takip edilse bile, Form Bs'de tek satır olarak gösterilecektir.
4.5. Bir kişi veya kurumdan yapılmış olan ve belirlenen haddi aşan alımlar, Ba bildirim formu ile bildirilecek; bu alımların bir kısmı daha sonra iade edilmişse, bu iadeler -belirlenen haddin üzerinde olması halinde-  Bs bildirim formunda satış olarak gösterilecektir.
Aynı şekilde, bir kişi veya kuruma yapılmış olan ve belirlenen haddi aşan satışlar, Bs bildirim formu ile bildirecek; bu satışların bir kısmı daha sonra iade alınmışsa, bu iadeler -belirlenen haddin üzerinde olması halinde- Ba bildirim formunda alım olarak gösterilecektir.
4.6. Herhangi bir mal ve hizmet alımına bağlı olarak, ödemenin gecikmesi suretiyle ortaya çıkan ve fatura düzenlenmek suretiyle alıcıya yansıtılan kur farkı gelirleri/giderleri de bildirimlere dahil edilecektir.
4.7. Bildirim formları özel tüketim vergisi dahil olarak doldurulacaktır. Diğer bir ifade ile, bildirim formlarını düzenlerken özel tüketim vergisi ayrıştırılmayacak, alım ve satımlar özel tüketim vergisi dahil tutarlarıyla gösterilecektir.
4.8. Mükellefler, Vergi Usul Kanununun 235 nci maddesi hükmü gereğince müstahsil makbuzu düzenlemek suretiyle yapmış oldukları alımlarını Form Ba ile bildirmek zorundadırlar. Müstahsil makbuzu ile yapılan alımlar, gelir vergisi tevkifatı yapılmadan önceki brüt tutarları ile bildirilecektir.
4.9. Bankalar, Katılım Bankaları, Aracı Kurumlar, Portföy Yönetim Şirketleri, Menkul Kıymet Yatırım Fon ve Ortaklıkları ile Sigorta Şirketleri yapmış oldukları işlemleri belirli periyotlarla Bakanlığımıza bildirdiklerinden, hizmet ve satış işlemlerinde düzenledikleri dekont bilgilerini Form Bs ile bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.
Aynı şekilde, bu kurumların kendi aralarındaki işlemler sebebiyle düzenledikleri dekontların karşı tarafça Form Ba ile bildirilmesine de gerek bulunmamaktadır.
Ancak, bu kurumlar, faturalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alımlarını genel esaslar çerçevesinde Form Ba ile bildirmek zorundadırlar.
[4]4.10. Sigorta şirketleri tarafından yapılan tazminat ödemeleri fatura ile belgelendirilen bir mal veya hizmet alımına dayanıyor ise, bu alımların genel esaslar çerçevesinde katma değer vergisi hariç tutarlarıyla Ba bildirim formuna dahil edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, sigorta şirketlerinin poliçe bilgilerini Form Bs ile bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.
4.11. Noterlerin, Kanunlarına göre vermiş oldukları noterlik hizmetlerini Bs formu ile bildirilmelerine gerek bulunmamaktadır. Aynı şekilde, noterlerde yaptırılan işlemlerin de Ba formu ile bildirilmesine gerek bulunmamaktadır.
Noterler, faturalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alımlarını genel esaslar çerçevesinde Form Ba ile bildirmek zorundadırlar.
4.12. Döviz alım-satım işi ile uğraşanlar, belirli miktarın üzerindeki döviz alım-satım bilgilerini Bakanlığımıza bildirmek zorunda olduklarından, bu işlemlerini ayrıca Ba ve Bs bildirim formlarıyla bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.
Ancak, bu işletmeler, faturalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alımlarını genel esaslar çerçevesinde Form Ba ile bildirmek zorundadırlar.
Diğer taraftan, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin döviz büroları ve yetkili diğer kuruluşlardan yapmış oldukları döviz alım-satımlarını Ba ve Bs bildirim formlarına dahil etmelerine gerek bulunmamaktadır.
4.13. Kurumlar vergisinden muaf olanlar 2007 yılı ve takip eden yıllarda Ba ve Bs bildiriminde bulunmayacaklardır.
4.14. Elektrik, su, doğalgaz gibi bir hizmet tesliminin bildirim uygulaması bakımından diğer mal ve hizmet teslimlerinden farkı bulunmamaktadır. Tebliğin 1.2 No'lu bölümünde belirtilen hadlerin aşılması halinde durumuna göre Ba veya Bs bildirim formları ile bildirilecektir.
4.15. Birleşme halinde, münfesih kurum veya kurumlara ait bildirim formları bu kurumların fesih oldukları tarihteki kanuni temsilcileri tarafından verilir. Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan devirlerde ise, münfesih kurumun o dönemdeki faaliyetlerine ilişkin bildirim formları, münfesih kurumun unvanı ve vergi kimlik numarası yazılmak suretiyle devir alan kurum tarafından verilecektir.
4.16. Kağıt ortamındaki bildirim formları, mükellef ve varsa mükelleflerin 3568 sayılı Kanuna4 istinaden yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşaviri tarafından müştereken imzalanacaktır.
4.17. Bildirim formlarını elektronik ortamda veya kağıt ortamında belirlenen süre içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 nci maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacaktır.
362 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin bu tebliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir.
5- OTOMASYONA GEÇMEMİŞ  MAL MÜDÜRLÜKLERİNCE YAPILACAK İŞLEMLER
Ba ve Bs bildirim formları otomasyona geçmemiş mal müdürlüklerince kağıt ortamında alınacaktır. Alınan bildirimler, Form Ba ve Form Bs olarak ayrı ayrı desteler haline getirilip, bükülme ve yırtılmaya mahal vermeyecek şekilde kutulara yerleştirilecek, her kutunun üzerine içine konulan formun türü ve sayısı yazılacak ve verilme süresinin bittiği ayın son günü akşamına kadar "Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı, Yeni Ziraat Mahallesi, Etlik Caddesi No:16 06110 Dışkapı / ANKARA" adresine, taahhütlü posta ve adreste teslim şartı ile gönderilecektir.


Tebliğ olunur.